15 Kasım 2012 Perşembe

SALINCAKTAN,GERDEĞE...




     Aişe,Ebubekir’in kızı arkadaşları ile salıncakta sallanırken,birden kendisini babası,yok yok dedesi yaşında bir adamın koynunda bulan Aişe…
     Dini çevreler bu olayın üzerini örtmek için ellerinden geleni yapsalar bile bunda başarılı olamıyorlar,çünkü hadis sahih olarak kabul gören buhari’den gelmektedir.
     Buhari kimdir;


İslam ümmetinin Kur’an’dan sonra yeryüzünde en sahih ve güvenilir olarak kabul ettiği kitabın yazarıdır. Bu kitaptaki hadisler imam Buhari’den önce yaşamış âlimler tarafından da sahihliğinde şüphe edilmemiştir. İmam Buhari’nin kitabının asıl ismi, Camiu’s-Sahih’tir.

Müslümanlar arasında itikadi, ameli ve ictimai her türlü meselelerde en çok ittiba edilen güvenilir eserler olarak kabul edilen kütübü sitte içinde en sahih olan, şüphesiz İmam Buhari’nin Camiu’s-Sahih’idir. Bütün Müslümanlar Kur’an’dan sonra en sahih kitap olduğu konusunda icma etmişlerdir. (http://www.mumine.com’dan alınmıştır)
Birkaç link daha vereyim okumak isteyenler bakabilir.

     Buhari’nin yazdığına göre Aişe olayı şöyle anlatıyor;
Hadis No: 1553
Ben altı yaşında bir kız iken Nebî salla`llahu aleyhi ve sellem beni akd ve nikâh eylemişti. (Üç sene sonra) biz Medîne`ye hicret ettik. Hâris İbn-i Hazrec oğullarının menziline indik. Müteâkıben ben, sıtmaya tutuldum. Bu cihetle saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulduktan sonra) saçım gürleşti, uzayıp omuzlarıma döküldü. Bir kere ben, arkadaşlarımla berâber salıncakta oynarken annem Ümmü Rumân bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Beni ne edeceğini bilmiyordum. Annem elimi tuttu. Tâ evin kapısı önün (e geldiğimizde ora) da beni durdurdu. Ben de yorgunluktan kaba kaba soluyordum. Nihâyet soluğum biraz yatıştı. Sonra annem biraz su aldı. Onunla yüzümü, başımı sıvazladı. Sonra beni eve koydu. Evde Ensâr`dan birtakım kadınlar hazır bulunyordu. Bunlar bana: – Hayır ve bereket üzere geldin, hayırlı kısmet getirdin! di(ye alkışla) dılar. Annem beni bu kadınlara teslîm etti. Bunlar da benim kılığımı, kıyâfetimi düzlediler ve Resûlullah`a teslîm ettiler. Beni hiçbir şey sıkmadı. Ancak Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i habersiz görünce sıkıldım. (Resûlullah bir sedir üzerine oturmuştu. Yanında Ensâr erkeklerinden, kadınlarından oturanlar vardı. Beni Resûlullah yanına oturttu). Ensâr kadınları beni Resûlullah`a takdîm ettiklerinde ben dokuz yaşında bir kızdım.”
     Bu evliliğin savunulamaz olduğunu düşünen bazı Modernist din alimleri ve dindarlar Hz. Ayşe’nin evlendiğinde yaşının 17-18 olduğunu savunmuşlardır. Ve delil olarak hem daha zayıf kaynaklara başvurmuşlar hem de kendilerince bazı ilginç yorumlarla bu sonuca ulaşmışlardır. Fakat Ayşe annemizin Peygamber efendimizle 9 yaşında evliliği ile ilgili bilgiler hem son derece sağlam kaynaklarda geçmektedirler hem de sayıları bir hayli fazladır. Örneğin Hz. Ayşenin o sırada 9 yaşında olduğundan bahseden Sahihi Buharide “4” Sahihi Müslimde “3” hadis vardır. Bu hadis kitapları İslam geleneğinde en güvenilir hadis kitaplarıdır.



Bu hadislere göre Hz. Ayşe 6-7 yaşlarında iken evlilik akdi yapılmış 9 yaşında iken evlilik gerçekleşmiştir. Sahihi Buharide bu konuyla ilgili geçen bir hadis şu şekildedir:



"Abdullah İbni Mesud tarafından rivayet edilmiştir: Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti" (yazının tamamını okumak isteyenler girebilir. http://forum.islamiyet.gen.tr/peygamberimiz-hz-muhammed-sav/106482-hz-aysenin-yasi-ve-peygamber-efendimiz-ile-evliligi.html )
     Yazıda vurgulanan şu kısıma dikkat lütfen, ‘’Bu evliliğin savunulamaz olduğunu düşünen’’ açıkça belirtildiği gibi böyle bir evlilik kesinlikle yaşanmıştır,bunu çürütmek,olmamış gibi göstermeye çalışmak yerine kabul edip kılıf bulmak daha doğru diye düşünülmüş.
     Bir kısım hala karasız kalmış olacak ki,hem diyor ‘’kesinlikle öyle bir şey yoktur,aişe 17-18 yaşındaydı,ardından şöyle devam ediyor ‘’gel gelelim öyle olsa bile,o zaman ki arap toplumunda bu tür evlilikler normal karşılanıyordu,bu yüzden kimse yadırgamamıştır’’işte devrelerin yandığı nokta!!
      Bir önce ki yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır,okumayanlar bakabilir GELİN'DEN EŞ NASIL OLUR!!!
     Evlatlıkların öz evlat gibi sayıldığı bir geleneği kaldırıp,yerine yıllarca evladım dediği kişinin karısını nasıl kendi karısı yapabileceğini anlatmıştım,şimdi düşünelim biraz.
     Tüm güzelliklerin bir arada toplandığı bir insandan söz ediyoruz,dünyanın onun yüzü suyu hürmetine yaratıldığı söylenen,tüm peygamberlerin en önemlisi,insanlara sadece iyiliği,doğruluğu,güzelliği emreden,kötüden sakınılmasını söyleyen,ömrünü Allah’ın sözlerini insanlara yaymak için adayan,tüm güzel vasıfların olduğu bir insan…
     Sadece son iki yazıya bakın,çok fazla bir şey aramaya gerek yok,bu kadar üstün birinin böyle sapıkça eylemlere girişmesi normalmidir?
    Birinde çok güzel olan bir evlatlık geleneğini kaldırırıyo,hem de bunu insanlara uygulamalı göstermek için kendisini ‘’FEDA’’ediyor,evlatlığının karısı ile evlenerek,yetmedi karşı çıkanlar oldu diye Allah’ta onun tarafında yer alıyor ve diyor ki ‘’senden sonra herkese helaldir’’(daha önceki yazıda ayetleri detaylı yazdığım için bu yazıda özet geçiyorum.)ve insanlarda bunu yiyor.işin ilginç tarafı bu adamın daha önce den böyle sapıkça olaylara imza atmışlığı var,işte o da Aişe.
     Şahsen ben bir türlü anlamadım bu olayı,nasıl bir hikmet vardı içinizden anlayan ya da bilen biri varsa lütfen mantıklı bir açıklama yapsın.
     Benim açıklamam şu şekilde;
Küçük yaştaki kızlar ile evlenmek arap topluluğunda normal karşılandığı ve muhammedin de işine geldiği için,bu geleneğe dokunmamıştır,çünkü bu gelenek  o zaman ki arap topluluğunun önemli bir geleneği idi,ve ardından bu gelenek sürsün diye de,tıpkı ZEYD’in karısı ZEYNEB’te yaptığı gibi bu geleneğe  bir örnekle hayat vermiştir diyebiliriz.
     Asıl dikkat edilmesi gereken nokta muhammed’in insanların kaldırılması işine gelen olayları kaldırmasıdır (tabii kendi keyfi için,yoksa insanlar isterse kendileride kaldırabilirdi)


     Bu olaydan sonra aslında zaman içerisinde kabul görmemesi gereken ve kendiliğinden ortadan kalkabilecek bir gelenek hala yaşatılmaya devam ediliyor,buna en iyi örnek Afganistan da ki çocuk gelinlerdir,bilmem kaç ineğe 8-10 yaşında ki kız çocuklarını 50-60 yaşında ki adamlara eş olarak veriyorlar,tabii ne de olsa onların dinleri bakımından bu evlilikte bir sorun yoktur.
Henüz 11 yaşında olan gelin Ghulam kendinden en az 40 yaş büyük olan kocası Muhammed'le düğünlerine gelen davetlileri selamlıyor. Küçük kız öğretmen olmayı hayal etmişti. Ama artık bir adamın üçüncü eşi.
ABD'li serbest fotoğrafçı Stephanie Sinclair tarafından çekilmiş olan fotoğrafta küçük çocuğun gözlerindeki acı ve dram tam olarak okunabilir. Afganistan'daki çocuk gelinlerin dramını gözler önüne seren fotoğraf "UNICEF 2007 Yılının Fotoğrafı" yarışmasında birinci oldu..
11 yaşındaki Ruşen Kasım ve kocası 55 yaşındaki Said Mohammed. 2007'de evlendirilen küçük kız, kocasının ilk eşi, 4 oğulları, 2 kızları ile birlikte yaşıyor. Nikah günü çok utanmıştı. Ama ondan başka utanan olmadı.
     Şimdi bir kısımda çıkıp şunu söylüyor(geçenlerde yorum olarak bir arkadaşımızda yazmıştı)’’Hatice ile 15 yaş fark olmasına rağmen evlendi,neden bunu da söylemiyorsunuz’’
     Mantık yürütün bakalım,sizce neden Hatice ile evlenmiş olabilir?
Ben kendi fikrimi size söyleyeyim,PARA için.
     Dolayısıyla paranın verdiği gücü elde etmek için,bu söylediğim sebebi kanıtlamak çok ta zor değildir,sadece Hatice ve Muhammed’in hayatlarına bakmak yeterlidir.
Hatice:Çok tanınmış ve zengin bir ailenin kızı,daha önce iki kez evlenmiş ve dul kalmış.
Muhammed:Herkesin bildiği gibi babası doğmadan önce ölmüş,annesi doğumundan bir süre sonra ölünce dedesi abdulmuttalip’in yanında kalmaya başlar,dolayısıyla fakirdir.
     Bu durumda karşımızda günümüz de hala yaşanan bir olay var,zengin kız fakir erkek,söylendiğine göre Hatice evlenmek istiyor Muhammed ile tabii bu sebebi ancak Hatice bilir,yapılan yorumlara bakarsak Muhammed çok dürüst,akıllı olduğu için Hatice evlenmek istiyor.
     Şimdi gelelim sorunun cevabına.dünya üzerinde yapılan tüm devrimlere baktığımız zaman,paranın çok önemli bir yer tuttuğunu görürüz,para olmadan devrim asla olmaz Muhammed.
     Tabii Muhammed sistemi değiştirme fikrine ne zaman kapıldı bu bir bilinmezdir,bunu ancak kendisi bilir.Her iki ihtimalde olabilir ya fakir olup acı çektiği,hor görüldüğü bir sistemi kabul etmediği için,ya da Hatice ile evlendikten ve para ile gücü elde ettikten sonra kendisinin  oranın kralı olduğunu düşünmesidir.
     Bir kişinin düşüncelerini (anlatmadığı takdirde)bizim bilme şansımız asla yoktur,o yüzden neler düşündüğünü bilemeyeiz,fakat yaşam tarzından fikirler edinebiliriz,yazıyı çok fazla uzatmayacağım,sizlerden gelecek tepkileri bekleyeceğim ve ona göre ya cevap niteliğinde bir yazı daha yazacağım ya da yeterli olduğunu görüp konuyu burada noktalayacağım.
İYİ SORGULAMALAR…

18 yorum:

  1. Yine bir link yeterlidir diye düşündüm..

    http://www.forumankebut.net/forum/hanim-sahabelerimiz/69927-hzhaticenin-aski.html

    Hakkında söz söylerken bile türlü birikim ve değerlere sahip olmamız gereken bir şahsiyet Hz Hatice. Allah-u Teala O’na iftira atanlara lanet etsin. Tövbe edip af dileyenler müstesna.

    Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. “Neden bizim gibi çok mallar ve çok oğullar sahibi zengin liderleri değil de kimsesiz bir yetimi seçti.”

      Bu söz yazınıza cevap olarak yeterliydi aslında..

      Saygılarımla.

      Sil
    2. SİZİN YORUMUNUZA DA EN GÜZEL CEVAP''AŞK'',ALTINDA BİR MUCİZE ARAMAYA GEREK YOK.

      Sil
  2. EYVALLAH. ASKIN KENDISIDE BIR MUCIZEDIR KANIMCA..

    AMMA KESINLIKLE PARA,PUL ICIN DEGILDI ONLAR`IN BIRLIKTELIGI.

    SAYGILARIMLA.

    YanıtlaSil
  3. hatice aşık olmuş olabilir,ama bunu muhammed için söyleyemeyiz.çünkü öyle olmuş olsa kendisi evlenmek isterdi hatice ile.
    saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tahmine dayalı konuşuyoruz madem..Bence de ilk görüşte aşk vuku bulmuş.. Olabilir! ;)

      Allah hepimizi hidayete kavuştursun.

      SAYGILARIMLA

      Sil
  4. sadece tahmin değil,evlilikten elde edeceği para ve gücü göz önüne alıyorum,yazıda yazmıştım zaten,tekrar tekrar yazmama gerek yok herhalde.
    saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herşey para mıdır? Allah aşkına..

      Yine bir link.. Neden? Çünkü 4096 karakter çok az.. :)

      http://www.diyanet.gov.tr/turkish/basiliyayin/weboku.asp?id=39&yid=1&sayfa=33

      SAYGILARIMLA.

      Sil
  5. Biz inananlar inancımızı 1500 yıl önce yazılmış kitabımızda önümüze serilmiş bilgileri bugün dahi milyarlarca bilimsel gerçekler ve dengelerle ispatlayabiliyorken siz nelerle uğraşıyorsunuz.Lütfen daha elit argümanlarla karşımıza çıkın ve unutmayın aklınızdaki müslüman profili nasıldır bilemem ama günümüzdeki çoğunluk dinimizin temsilceleri olamaz..

    YanıtlaSil
  6. onu kabul etme bunu kabul etme neyi kabul edeceksiniz?bilimsel gerçekleri bir açıklayın bizde öğrenelim,bilim ve din ne kadar uzak şeyler :)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. http://www.diniyazilar.com/kategoriler/kurandaki-mucizeler/

      Sil
    2. bugün farkındaysanız bilimin açıkladığını peygamber efendimiz 1500 yıl önce söylemiş ve bilim daha bugün açıklıyor.

      Sil
  7. Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

    l. De ki: "Ey kafirler."
    2. "Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
    3. "Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz."
    4. "Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."
    5. "Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz."
    6. "Sizin dininiz size, benim dinim bana."

    Allah'u teala sana bu yazıları yazdırıyor ise bunda da vardır bir hikmet.

    YanıtlaSil
  8. sana göre ben yoldn sapmış biriyim,peki bakalım beni yoldan saptıran kim?
    NAHL 93. Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
    bu ayete göre de ben ve benim gibileri yoldan saptıran o!!!ben bişey anlamadım sen anladıysan bi açıklada hep beraber öğrenelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah-u Teala, Peygamberleri ve kitapları aracılığıyla insanlara doğruyu ve yanlışı gösterdikten sonra kendilerine verdiği hür iradenin bir gereği olarak onları tutacakları yolu seçmekte özgür bırakmış, mutlaka razı olduğu yolu seçmeye zorlamamıştır. Onlara yanlışı seçme hakkı tanımamış olsaydı insanları tek ümmet yapmış olurdu. Böyle yapmayarak onları doğru veya eğriyi seçmekte serbest bırakmıştır. Aksi takdirde seçimlerinden dolayı sorumlu tutulmalarının bir anlamı olmazdı. Bunun sonucu olarak bazıları nefislerinin heva ve hevesine uyup yanlışları seçmişler ve böylece ihtilaflar ortaya çıkmıştır. İhtilaflar çıkmaya da devam edecektir. Ayet-i kerimede bu gerçek vurgulanmakta, Allah-u Teala'nın gösterdiği yolu seçenlerin O'nun rahmetini elde etmiş olacakları belirtilmekte ve aslında bütün insanların özgür iradelerini kullanarak bu rahmeti elde etsinler diye yaratıldığı yahutta kendi seçimlerine göre hangi yolu tercih etmişlerse o yola gitmek üzere yaratıldıkları ancak birçoklarının yanlışları tercih ederek Allah-u Teala'nın rahmetinden uzak kaldığı, böyleleri için de cehennemin kaçınılmaz bir varış yeri olarak kararlaştırıldığı ifade edilmektedir. Ayrıca İnsan Suresi 3. ayette mealen şöyle buyuruluyor.. ''Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır)''.

      Saygılarımla.

      Sil
  9. yazdığın bu ayet İnsan Suresi 3. ayette mealen şöyle buyuruluyor.. ''Gerçek şu ki, Biz ona yolu/yöntemi gösterdik; şükredici, ya da nankör (olması artık kendisine kalmıştır)''. ile benim yazdığım örnek çelişiyor zaten,dikkat etmeniz yeterli,NAHL 93. Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet kılardı; fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yaptıklarınızdan mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
    yaptığınız açıklama benim verdiğim ayete yeterli değil,çünkü ayette açıkça belirtiyor dilediğini yoldan çıkarır diye,zaten sizin yazdığınız ayet ile de çelişiyor...

    YanıtlaSil
  10. BULUNDUĞUN YOL VE NİYET ÜZERİNDE DEĞERLENDİRİLİRSİN. ALLAH-U TEALA'NIN İZNİ-DİLEMESİ-BİLGİSİ-İLMİ DAHİLİNDE GERÇEKLEŞİR HERŞEY..SENİN TERCİHİNE BAKILARAKTA KARAR VERİLİR. İSTERSE ONAYLAR, İSTEMEZSE ONAYLAMAZ.. İZİN SAHİBİ ALLAH-U TEALA'DIR.

    ENAM SURESİ 59.AYET.. O'NUN İLMİ-BİLGİSİ DIŞINDA BİR YAPRAK DAHİ DÜŞMEZ.

    SAYGILARIMLA.

    YanıtlaSil
  11. bir kac sorum olacak ve bırkac ekleyecegımde musaadenızle;
    1) Madem kı Hz. Muhammed(S.A.V.) para nedenli bir evlilik yaptı ve sızın tezınızde paraya tamahı var ve bu dogrultuda bu tur bır ınsanın ozellıkle mekke donemınde 10 sene bır boykot evresı sırasında tum malını kaybetmesı hatta vefatında kalkanının bır yahudıde borcuna karsılık verılmıs olması bırbırı ıle celısmez mı ? yada bu ınsan boykot oncesı su teklıf ıle gelındıgınde eger ıstersen senı baskanımız yapalım yada para verelım mulk verelım en zengınımız yapalım ama su davandan vazgec dendıgınde. '' bır elıme ayı bır elıme gunesı versenız yınede davamdan vazgecmem'' dermıydı ve 10 sene suren ta kı hıcrete kadar bır boykota katlanırmıydı?
    2) benım oncekı yorumumdada oldugu gıbı Hz. Aişe ile evliliği hususunda o zamanın araplarında bulugdan sonra kızların yası sayılmakta yanı 9-10 dan sonra kı bunu dusundugunuzde verdıgınız hıc bır hadıs ıle celısmemekte farkınızdamısınız? bır ıkıncısı eskı bır gelenek oldugundan dolayıda kızların yası bu sekılde soylenmekte kımsede ozellıkle serh dusme geregı duymamıs. ama dersenız kı arkdas gunumuzdende ornek verdım. bende derım kı o onların yanlısı dının degıl. musluman olupta gunah suc ısleyen yokmu var tabııkı ( bu lafım resımlerdekı amcalar ıcındı)
    3) Hz. Zeyd olayında ıse sorum su soylu bır kadın olan Hz. zeynep ıle o zmaanın araplarında hos olmasa da sırf bu yanlısı kaldırmak ıcın evlılıgı saglamak adına Hz.Zeyd arasında arabulucu olan bılakıs Peygamberımızdır(S.A.V.) hadıslede muteberdır kı Hz. Zeynep soy nedenlı evlenmek ıstememktedır. LAkın sonra Bu konu ıle ılgılı bu yanlısı kaldırmaya yonelık ayet gelınce evlenır. ve sonrasında da Hz. zeynep soylulugundan dem vurarak bırcok kez Hz. Zeyd'ı sıknıtıya dusurmustur bu durumdan her defasında rencıde olanHz. Zeyd ıse Peygamberımıze(S.A.V.) basvuru ve her defasında Ya zeyd hanımını tut der ve gerı gonderır. soru ıse su ben evlenecek olsam bırısı ıle neden baska bırısı ıle onu ılkın evlendıreyım kı zaten kendım evlenırdım. kı bu kısıde evlatlıgım. ayrıca neden bu evlılıgı surdurmesı yonuyle bır cok kerelere telkınde bulunayım kı. kacırdıgınız noktda su kı musaadenızle HZ.Zeynep ıle Peygamberımızın evlılıgı onlar bosandıktan sonra oldu ve ayet ıle. eger kı ayteı kendı uydurdu dersenız ( haşa dıyorum ben) evlendmeden once uydururdum neden ayrıldıktan sonra evlenmek ıcın ayet uydurayım kı. aksıne Hz.Zeyd ıle Hz. Zeynebın evlenmesını ısteyecek sekılde neden ayet uydurayım kı ? ( bunların hepsıne kendı ınancımda Haşa deme zorunlulugundayım yanlız daha ıyı anlasılsın dıye bu ıfadelerı kullandım o zatlarında sızınde bır kusurumuz olduysa affınıza sıgınıyorum) saygı ve selamlarımla

    YanıtlaSil