23 Kasım 2012 Cuma

ALLAH'IN EVRENİ...



     Evren uçsuz bucaksız boşluk ve bu boşlukta sayısız yıldız,gezegen,meteorlar var,şöyle söyleyeyim.
     Evren’de net olmamakla birlikte 100 ile 250 milyar galaksi olduğu tahmin ediliyor,rakama bakın ve bu sadece galaksi sayısı.
     Her bir galaksi ise 10 milyon ile 1trilyon arası yıldıza ev sahipliği yapar,mesela bizim galaksimiz olan Samanyolu galaksisinde 200 milyar yıldız olduğu tahmin edilir.
     Şimdi asgari rakamları baz alarak bir hesaplamaya kalkışalım,evrende ki asgari galaksi sayısı olan 100 milyar ile asgari yıldız sayısı olan 10 milyonu çarpalım.
     Bol sıfırlı bir rakam çıktı,yani 1.000.000.000.000.000.000 (1 kentilyon) bu rakamın içerisinden dünya’yı çıkaralım geriye kalır 999.999.999.999.999.999(999 katrilyon 999 trilyon 999 milyar 999 milyon 999 bin 999) geriye kalan bu kadar cisimler boşuna varolmuş demektir. kaldı ki yaptığımız hesaplama minimum değerler üzerinden,bir düşünün her galaksiyi bizim galaksimiz gibi 200 milyar yıldızı içinde barındırıyor olarak hesaplarsak,matematik iflas eder herhalde
     Çünkü bilindiği gibi dünya dışında herhangi bir yaşama dair işaret yok,dikkat ederseniz bilim adamlarının arayışları hep bizim gibi canlıların yaşayabileceği bir gezegen bulmak yönünde,bunun nedeni açık aslında böyle bir gezegen bulup belki orada koloniler kurmak,insanlığın başka gezegenlere yayılmasını sağlamak ve devamlılığını sağlamak.Fakat şimdilik bildiğimiz ne bizler gibi ne de farklı yaşam formları mevcut değil,doğal olarak bu bilgiyi baz alıp ona göre konuşmalıyız.
     Şimdi sorarsanız bu kadar yıldızlar,gezegenler neden yaratıldı diye eminim  verilecek cevap şudur ‘’allah her şeyi bir düzen içerisinde yarattı’’ eee bee kardeşim adama sormazlar mı,bir tek dünya ve üzerinde yaşayan ortalama 7 milyar insan için bu kadar teferruata ne gerek vardı diye.
     Bu kadar büyük bir sistemi yaratacak kadar güçlü ve ol dediği zaman olanın,gücü yetmedi mi sadece dünya’yı yaratmaya?
     Düşünün sadece dünya var ve aynen hadiste söylendiği gibi ; İbni Abbas (r.a.) gibi zatlara isnad edilen sahih bir rivayet var ki, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sormuşlar: "Dünya ne üstündedir?" Ferman etmiş: Dünya, öküz ve balığın üzerindedir.
(Hâkim,el-Müstedrek:4:636;el-Münzirî,et-Terğib ve’t-Terhîb:4:257;el-Heysemî,Mecmeu’z-Zevâid:8:131)
     Öküz ve balığın üzerinde duruyor,yok yok hadi onu da geçtik yine normal boşlukta dursun kabul tamam,fakat güneş,ay,yıldızlar hiç bir şey yok,olmazmıydı,yaşayamazmıydık?
     Herhalde yazamadığımız sayılarda boş cisimler yaratmaktan daha kolay olurdu böyle bir dünya yaratmak,en azından israf ta olmazdı,çünkü bilirsiniz israf dinde günahtır.
     Şöyle bir düşünelim,ilk önce dünya yaratıldığına göre,biz dünya da yaşayacak şekilde yaratılmış olmalıyız doğal olarak.
     İşte tam bu nokta da az önce ki soru tekrar karşımıza çıkıyor,neden sadece dünya’yı yaratmadı da tüm evreni hem de hiç gereği yokken yarattı,bizi sonradan yarattığına göre istediği yerde yaşayabileceğimiz şekilde yaratabilirdi,mesela mars dünyadan daha soğuktur normal şartlarda bir insan orada o soğuk ta yaşayamaz (diğer faktörleri saymıyorum).
     Hadi diyelim bu şekilde olmasını istedi,peki bu kadar övülmeyi,anılmayı her an konuşulmayı,zikredilmeyi isteyen Allah neden en az 1.000.000.000.000.000.000 (1 kentilyon) cismin içerisinde en azından birkaç bin tane daha yaşam yaratmadı?
     Yaratıp bunu dünya da ki insanlara ‘’bakın onlarda sizin gibi beni zikrediyor’’deseydi daha etkileyici olmazmıydı?En azından kaya ve gaz yığınları ile dolu bir evrenden?
     Her şeyin olduğu gibi dünyanın da bir sonu vardır,ve emin olun bu dünya yok olduğu zaman evren hiç bir şey kaybetmeyecek,evren için değişen en küçük bir şey olmayacak,şimdi kimileriniz ‘’nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun,mevkiin sıfatın ne?’’diye sorabilir.
     Beynimizi kullanmamız yeterli,mesela evrende binlerce yıldız sönmüş,yok olmuştur,kara delikler yeni keşfedildi diyebiliriz,ve henüz tam olarak yuttukları enerjinin akıbetinin ne olduğu bilinmiyor,koca evren dünyamızdan kat,kat daha büyük yıldızların sönmesi bile onu etkilemiyorken dünya neden bu kadar değerli olsun ki?
     Tanrı insanları yaratmadı,insanlar Tanrı’yı yarattı…
Görüş ve eleştirileriniz için buradan yorum yazabilir ya da http://www.facebook.com/pages/Radateist/350121358413521?fref=ts  adresimden mesaj atabilirsiniz…
İYİ SORGULAMALAR…
    
    


    

18 yorum:

  1. Kafamı karıştırdın .. belkide araştırın aklınızı kullanın diye diğer gezegenleri yarattı olamaz mı yani

    YanıtlaSil
  2. hadi araştırmamızı istedi diyelim,peki o zaman muhammedin şu hadisini nasıl açıklayacaklar; Kenzu’l-Ummal, h.no: 16459.

    Tezkiretu’l-Mevduat, I/223.

    Sahavî, el-Makasıdu’l-hasene (Deylemi’den naklen), I/693, h.no: 1243.

    Munavî Feyzu’l-Kadir, III/547; h.no: 4278 (Deylemi’den naklen).

    Bayezid Bistamî, Miftahu’l-Cifr adlı eserinde, "Sabiler ve diğer üç semavî dinin mensuplarının dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunda ittifak ettiklerini" söyler.
    insanlığın ömrü 7000 yılmış,benim sözüm değil muhammedin sözü,şimdilerde hesaplıyorlar söylenen sürenin neredeyse sonuna gelinmiş durumda,nerede araştırma fırsatı :D bilim daha yeni yeni başka gezegenler buluyor,binlerce yıldır insanlar daha yeni yeni keşiflerde bulunuyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim,kaynak fiye gösterdiğin kitaplar sahih kitaplar değil..Kütüb-i sitte (ki onda bile uydurulmuş hadis olabilir) haricindeki kaynaklar pek kullanılmaz..

      Sil
    2. Sevgili kardeşim,kaynak fiye gösterdiğin kitaplar sahih kitaplar değil..Kütüb-i sitte (ki onda bile uydurulmuş hadis olabilir) haricindeki kaynaklar pek kullanılmaz..

      Sil
  3. nette araştırdım birde . adam dediki Allah insanlara ne kadar güçlü olduğunu göstermek için diğer gezegenleri yarattı . senin dediğini ilk defa duyuyorum neden 7000 yıl demiş acaba bilmiyorum. bu dünyada o kadar çok şey yaratılmış ki yani dünyanın sonu bile gelse yeni yeni ortaya çıkıyor. bilim sürekli yeni bir şey buluyor. belkide 21 aralıkta gerçekten kıyamet olacak :D

    YanıtlaSil
  4. Evrende canlı cansız, görünen görünmeyen, bilinen bilinmeyen ne varsa hepsini yaratan, sonsuz gücü ve ilmi olan Allah’tır. Rabb kelimesi de yaratan, terbiye eden, gözeten ve koruyan anlamlarına gelir. Aynı zamanda Yüce Allah, sadece yaratmakla kalmamış, yarattığı düzenin uyumlu bir şekilde işleyişini de üzerine almıştır. Bu konuda Kur’anı Kerim şöyle buyurmuştur;

    “Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren Rabbinin adını tesbih et” (A'la 1-5),

    “O, her an yaratma halindedir” (Rahman 29)

    Yeryüzüne baktığımızda akıllara durgunluk veren pek çok şey görürüz. Dağlar, tepeler, ırmaklar, pınarlar, denizler, göller, ovalar, çöller. Buralarda yaşayan binlerce hayvan. Birbirine benzemeyen ağaçlar, çiçekler, otlar, ormanlar. Güneş, ay, yıldızlar, bulutlar, yağmurlar, karlar...

    Bu dünyayı, denizleri, sayısız şeyleri kim yaratmış?

    Bir düzen içinde yörüngelerinde dönüp dolaşan, güneş, ay, yıldız ve gezegenleri var eden kim? Yağmurla birlikte ölmüş topraklara yeniden yaşam veren kim?

    Bunların düzenini bozmadan bir idare eden var mı, yoksa her şey tesadüf mü?

    Nasıl sınıfımızdaki sıraları, masayı, tahtayı, panoyu bir kişi ayarlamış ve düzene koymuşsa -ki öyledir- bu saydığımız şeylerin de kendiliğinden olduğunu söylemek mantıklı ve doğru değildir.

    Ayetlerde; “Acaba onlar, herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar, yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar” (Tur 35-36)

    “İnkâr edenler, gökler ile yer bitişik bir halde iken bizim, onları birbirinden kopardığımızı ve her canlı şeyi sudan yarattığımızı düşünmediler mi?” ( Enbiya 30) buyurulmuştur. O halde bunların bir yapanı ve yaratanı vardır; o da Allah’tır.

    Dünya hakkında Kur’an’da verilen bilgiler, insanın ufkunu açmakta ve onda bir şükür duygusu uyandırmaktadır. İnsan dünya nimetlerinden yararlanmalı, mutlu olmalı, yaşamını sürdürürken de bilgisini artırmaya çalışmalıdır. Evrendeki işleyiş ve bu işleyişi sağlayan varlığı kavrayabilmek akla ve bilgiye dayanır. Bütün bunları göz önüne aldığımızda Allah, evren ve insan ilişkisini doğru bir şekilde anlayabiliriz. Evrenin yaratıcısının ve yöneticisinin Allah olduğu bilgisini kabul etmek ise bir Müslümanın atacağı ilk ve en önemli adımlardan biridir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. EVRENİN GENİŞLEMESİ
      Astronomi biliminin henüz gelişmemiş olduğu bir dönemde, 14 asır önce indirilen Kuran-ı Kerim'de evrenin genişlediğinden şöyle bahsedilir:

      “Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz (onu) genişleticiyiz.„
      (Zariyat Suresi, 47) Ayette geçen "gök" kelimesi Kuran'ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Burada da bu anlamda kullanılmıştır. Yani Kuran'da, evrenin genişleyici olduğu bildirilmiştir. Bilimin bugün varmış olduğu sonuç da Kuran'da bildirilenle aynıdır.

      GÖKLERLE YERİN BİRBİRİNDEN AYRILMASI
      Göklerin yaratılışı konusundan bahseden bir başka ayet ise şöyledir:

      “O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer,
      birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi
      sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?„
      (Enbiya Suresi, 30)

      YÖRÜNGELER
      Kuran'da Güneş ve Ay'dan bahsedilirken her birinin belli bir yörüngesi olduğu şöyle vurgulanır:

      “Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yaratan O'dur;
      her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.„ (Enbiya Suresi, 33)

      Güneş'in sabit olmadığı, belli bir yörüngede yol almakta olduğu, bir başka ayette de şöyle bildirilmektedir:

      “Güneş de, kendisi için (tespit edilmiş) olan bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün ve güçlü olan,
      bilenin takdiridir.„
      (Yasin Suresi, 38)

      “Özen içinde yollar ve yörüngelerle donatılmış' göğe andolsun."(Zariyat Suresi, 7)

      DÜNYANIN YUVARLAKLIĞI
      “Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor...„(Zümer Suresi, 5)

      Kuran'ın evreni tanıtan ayetlerinde kullanılan ifadeler oldukça dikkat çekicidir. Üstteki ayette "sarıp örtmek" olarak tercüme edilen Arapça kelime "tekvir"dir. Bu kelimenin Türkçe karşılığı, "yuvarlak bir şeyin üzerine bir cisim sarmak"tır. (Örneğin Arapça sözlüklerde "başa sarık sarma" gibi yuvarlak cisimleri içeren fiiller için bu kelime kullanılır.

      ATMOSFERİN KATMANLARI
      Kuran ayetlerinde evren hakkında verilen bilgilerden biri, gökyüzünün yedi kat olarak düzenlendiğidir:
      Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur.
      Sonra göğe istiva edip de onları yedi gök olarak
      düzenleyen O'dur. Ve O, herşeyi bilendir.(Bakara Suresi, 29)

      Sonra, duman halinde olan göğe yöneldi;
      Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe emrini vahyetti...(Fussilet Suresi, 11-12)

      YAĞMURDAKİ ÖLÇÜ
      Kuran'da yağmur hakkında verilen bir diğer bilgi ise, yağmurun belli bir ölçü ile indirildiğidir. Zuhruf Suresi'nde şöyle buyrulur:

      “Ki O, belli bir miktar ile gökten su indirdi de, onunla ölü bir memleketi ‘diriltti (ve her yanına hayat) yaydı'; siz de böyle (kabirlerinizden diriltilip) çıkarılacaksınız.„ (Zuhruf Suresi, 11)

      Sil
    2. Çok hoş bir yazı paylaşmuş arkadaşımız.. Emeği için teşekkürler..

      Burada paylaştığım linktede çok değerli bilgi ve bulgular mevcut..

      http://www.allah.web.tr/tanri-evren-iliskisi-acisindan-determinizm-indeterminizm-ve-kuantum-teorisi.html

      Felsefe ve Din Bilimleri Doktoru Dr. Caner Taslaman Beyefendi'nin çalışmasıdır. Akla hitap ediyor.. Tabi olana!

      Biraz uzun ama meraklısına bulunmaz bir eser.

      Saygılarımla.

      Sil
    3. Modern Bilim: “Tanrı Var” isimli kitabı okumak isterseniz aşağıdaki linki tıklayarak pdf formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

      Okumak güzeldir..

      http://allah.web.tr/wp-content/uploads/2011/07/Modern-Bilim-Tanr%C4%B1-Var-Dr.-Emre-Dorman.pdf

      Saygılarımla.

      Sil
  5. egemen bozgeyik arkadaş ayetler ile dünyanın ve katmanlarının 1400 yıl önceden söylendiğini yazmış,o ayetler ile ilgili de bir yazı yazacağım,diğer yorum yapan arkadaşlara da teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Cevabınızı merak ediyorum.İlginç şeyler.Yorumcular bunları nasıl yazmış bilmiyorum.Sizin tam cevabınız nedir?

    YanıtlaSil
  7. sen Allahın yarattığı evrendeki galaksileri yıldızları bile tam olarak hesaplayamıyorsun ama o yaratmış,Allahın kudretini görebiliyormusun..insanın bazı şeylere aklı ermez ve zorlamasınada gerek yoktur.bundada bi hayır vardır diyerekten yolumuza bakalım.Allahın yaptığı şeyleri sorgulamaya hakkımız yok bizim.

    YanıtlaSil
  8. güzel ve ilginç sorgulamalar yapıyorsunuz...Ben (müslüman) bir matematikçiyim.Bununla ilgili hemen aklıma gelen birşeyi paylaşayım.Fi sabiti denilen yada Altın Oran diye halk arasında ün salmış bir sayı var.1,618 sayısı...Kainatta birçok yerde bu oran var.Adeta varlıkların ustasının aynı olduğunu gösteren bir mühür...heryerde karşımıza çıkıyor.Deseniz ki tesadüf olmuştur.Bu da mümkün değil.Çünkü atomun yörünge mesafeleri arasında da var.Kabe'nin coğrafik konumunda da..Yani alakasız şeylerde rastlanıyor.Yani hepsi aynı kudret elinden çıkmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E BYTU REN - insana göre KONUŞUYORSUNUZ? şartlanmalarINIZA göre?ÖYLE OLUNCADA 5 duyuya göre cevaplar yetersiz kalıyor ?''AN''NOKTA İLMİDİR'' ve insan boyutunda insana göre cevap veriyorum: dünya yılı nasıl hesaplanır? peki güneş yılı ne? 255 milyon yılda dünya ytılına göre tamamlar güneş dönüşünü dolayısıyla zaman kavramı yetersiz ve insana göredir? yani bir insan ömrü dünya zamanına göre ortalama 80 yıl olsa? güneş zamanına göre 8.5 saniye olur? bu7da ALLAHAIN ZAMANDAN BERİ OLDUĞU KURANDA DÜŞÜNÜLÜRSE NEYİ KONUŞUYORUZ? ELBET Kİ ALLAH'' VAR! BUNU HANGİ AKILLI REDDEDEBİLİR?

      Sil
  9. E BYTU REN - kURAN DER Kİ EVREN SÜREKLİ GENİŞLİYOr? evet yukarıda da bahsedildiği gibi milyarlarca GALAKSİ var ve biz bunlardan sadece samanyolu GALAKSİSİ denilen galakside yaşıyoruz?DÜNYALILAR olarak? peki ALLAH' yoksa? ki var! samanyolu galaksisinde yaşamayı siz mi seçtiniz? devam ediyorum dünyada yaşamayı siz mi seçtiniz? ülkenizi? şehrinizi? ananızı babanızı siz mi seçtiniz? yoksa? yaratıldınız mı? eğer siz seçtiyseniz tüm kaderinizi ve olanları o zaman sözüm yok? ama siz seçmediğinize göre seçen ALLAH'''' UZAYDA SADECE İNSANLAR MI YAŞIYOR HAYIR? CİNLERDE VAR? MELEKLERDE VAR? ATOM DENEN YAPI NE SANIYORSUNUZ? tanrı mittir ve şirktir sadece ALLAH'' vardır! A HARFİ ELİF HARFİNE DENK GELİR VE HANGİ HARFİ KALDIRIRSANIZ KALDIRIN GERİYE H KALIR EN SUN!!! O DA '' HU'' YİNE ALLAH DEMEKTİR Kİ? bu da zaten ismi ALLAH'' olanın sıradan bvir ismi bile değildir ALLAH'' İSMİNİN???

    YanıtlaSil
  10. AL-İLAH VE ALLAH başlıklı yazımda allah isminin nereden geldiğini ve nasıl evrildiğini görebilirisn,ekim ayındaki yazıların içerisinde mevcut,blogun sağ tarafında yazı başlıklarının altında EKİM diye yazar oraya tıklar ve söylediğim başlığı açarsan okursun arkadaşım,evren ile alakalı söylediklerinle alakalı bir yazı yazacağım onu da okursun.
    saygılarımla.

    YanıtlaSil
  11. Al ilah ve Allah adlı nereden alıntı yaptıgınızı belırtmedıgınız yazı da brı kac barız ve goze carpan yer dıkkatımı cektı. basta yanlıs anlamayın sadece bılgılendırme amacı ıle soylemekteyım. şoyle ki; Allah zaten sızınde belırttıgınız gıbı taa eskılerden gelen bir olan Allahtı yani Türklerde ki göktanrı gibi. bu eskı donem araplarındada boyleydı. bu durum Allahın varlğından bir sey eksıltmez Allahın nevı sahsına munhasır sadece Allah oldugunu ıfade eden bır kelıme olmasındanda bırsey eksıltmez. putlar onlara gore kucuk tanrıcıklar veyahut aracılardı. Lat Uzza gıbı ısımlerı buyuklerı kucuklerı fılan vardı. Lat yazılırkende اللات و seklınde yazılır sızın alıntı yaptıgınız yazıdakı gıbı hardı tarıf olan ة seklınde degıl en basıt translate programlarına bıle yazsanız gorursunuz neyse bu sekıldede te he ye donusup Allah olmaz o baslı basına bir Kelımedır. daha dogrusu Özel isimdir. ayrıca verdıgınız http://tr.wikipedia.org/wiki/Arap_mitolojisi lınkındede ayrıntılı anlatıldıgı gıbıBunların dışında tarihçilerin çoğunluğu, Arap mitolojisindeki belirgin üç tanrıça, el-Lat, el-Uzza ve Menat'ın sırasıyla Güneş, Venüs ve Ay tanrıçaları olduğunu söylemektedir. yanı esas ınanılacak Allahın yanında kucuk tanrılar gıbı gorunmektedır. Allah ve latın bırbırı ıle yazıdakının aksıne ne mana ne kullanım olarak hıc bır baglantısı da ılıskısıde yoktur. daha pek çok hata var. ve genel olarak yazı hep bırbrılerınden alıntı sekılde bu tur bolg varı sıtelerde var hıc resmiyetınden kusku duymayacagımız sıtelerde yok. bır kac yerden derılmıs ama ana konular bellı yanlıs derlenırkende bılerek yada bılmeyerek hatalar yapılmıs mısal en barızlerınden yıne

    YanıtlaSil
  12. yıne dıye devam edeyım. Hz. Muhammed (S.A.V.) Evs ve Hazrec kabilelerinden değildir. Peygamberimiz Mekke de Kureyş kabilesinden ve dahi Beni Haşimden yani Haşim oğullarından gelmektedir. sizin El İlah ve Allah adlı alıntı yazınızda olduğu gibi medinenin önde gelen kabileleri Evs Ve Hazrec den değildir.
    ve Rahman konusuna gelince http://www.sorularlaislamiyet.com/article/12101/mekke-musriklerinin-peygamber-efendimiz-asv-e-sana-ogretilenlerin-yemame-li-rahman-tarafindan-ogretildigini-duyduk-bu-sebeple-biz-rahman-a-asla-inanmayiz-dedikleri-iddiasina-ne-dersiniz.html bu konuyu tafsılatı ve referansları ıle ele almıslar.
    sadece tavsıye bır konu hakkında ıddıada bulunup suclayacagınız vakıt ya konuya hakım oldugunuzun gostergesı saglam referansınız olsun. ya da referanslarınızı manıpule etmeden bılımsel verıler halınde kendınızce degıl dogrusu ıle ele almanızdır. hakkınıza gırdıysem helal edınız. bır hatamız yanlısımız varsa lutfen benıde duzeltın bende yanlısı mı bıleyım. saygılarımla

    YanıtlaSil