Big Bang teorisinin ortaya atılmasından sonra,dini çevreler
Big Bang’in Yüce Yaratıcı’nın kontrolünde olduğunu söylemeye başladılar,şimdi
yaratılışla ilgili Ayetlere bakalım.
{2} Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize
ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin
için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak
çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın.
[Bakara 21-22]
{76} İnsan (henüz) anılır bir şey
değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti. Şüphesiz
biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan
edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. [İnsan 1-2]
{11} O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı
konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken
gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden
sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir
büyüdür” derler. [Hud 7]
{21} İnkar edenler, göklerle yer
bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan
meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Onları sarsmasın
diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler
diye ondan geçitler yollar meydana getirdik. Gökyüzünü de korunmuş bir
tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren)
delillerden yüz çevirmektedirler. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır.
Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. [Enbiya 30-31-32-33]
{41} De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede)
yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”O,
dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada
bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına
uygun olarak rızıklar takdir etti. Sonra duman halinde bulunan göğe
yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi.
İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.Böylece onları, iki günde (iki evrede)
yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü
kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla
bilen Allah’ın takdiridir. [Fussilet 9-10-11-12]
{15} Yeri de yaydık, ona sabit dağlar
yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. Orada
hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler
meydana getirdik. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu
ancak belli bir ölçüyle indiririz. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip
yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz
değilsiniz. [Hicr 19-20-21-22]
{50} Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit
dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik.
[Kaf 7]
{79} (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı
daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur. Onu yükseltmiş ve ona
düzen ve âhenk vermiştir. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da
çıkardı. Ardından yeri düzenleyip döşedi. Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. Bunları sizin için ve hayvanlarınız
için bir yarar kaynağı yaptı. [Naziat 27-28-29-30-31-32-33]
{13} Allah, gökleri gördüğünüz herhangi
bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına
alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O,
her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize
kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar,
nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş
yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için
(Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.Yeryüzünde birbirine komşu kara
parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli
hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda
bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir
kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. [Rad 2-3-4]
{31} Allah gökleri görebileceğiniz direkler
olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar
yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada
her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik. [Lokman 10]
Bu Ayet’lerden hiç birinde Dünya’nın
(Yeryüzü’nün Yaratılışı)geçmemektedir,genelde anlatılan Yeryüzü’nün
düzenlenmesi,işte dağı oraya koyduk,nehiri üzerinden akıttık,yok olmadı onu
ordan kaldır şuraya koy bilmem ne tarzında,yeni bir eve taşındığımız zaman
yaptığımız düzenlemeyi bir arkadaşımıza anlatmamız gibi.Kainatin varoluşundan
milyarlarca yıl,İnsanoğlu’nun varoluşundan binlerce yıl sonra,sözü edilen ve
sınav için Yeryüzü’ne gönderildiği söylenen İnsan’lar bir Teori koyabiliyor
ortaya,Teori’nin temel fikri ,halen genişlemeye devam eden Evren’in geçmişte ki
belirli bir zaman da sıcak ve yoğun bir başlangıç durumundan itibaren
genişlemiş olduğudur.Kendi Yarattığı aciz kullar bile bu Teoriyi ortaya atabiliyorsa,Olayın
baş aktörü neden en küçük bir şey bile söylemiyor olayın oluşu hakkında?normal
şartlarda Yarattığı şeyi en ince ayrıntısına kadar söylemeli ve bu bilgiler
bize ulaşmalıydı,çünkü söylendiğine göre son temsilcisi daha 1400 yıl önce yeryüzündeydi,5000
yıllık bilgiler elimize çok net ulaşırken,tüm Kainat ve İnsanlığın Yaratılış
olayının en ince ayrıntısına kadar bilinmemesi oldukça saçmadır,Çünkü
İnsanların ona inanmaması ve onun emirlerinden çıkması,durumunda başına
gelecekleri detayları ile anlatmaktadır,yok sizi şöyle şişe takar
çeviririm,kızgın ateşlerde etlerinizi ayırırım gibi,ortada sadece tehditler savuran
bir Tanrı portresi vardır.Binlerce yıl öncesinden günümüze gelen Afrika’da ki
bazı kabileler hala bile binlerce yıllık inanışlarını sürdürmeye
çalışıyorlar,eskiden Timsah’a tapanlar insanlığın gelişmesi ile Timsah'ın
öldürücü gücünü kısmen kaybetmesinden dolayı şuan Timsah'a tapmıyorlar,neden
tapıyordu Timsah'a bu insanlar?çünkü muhtemelen yaşadıkları bölge de ki tek
nehirde Timsah'lar vardı ve onlar o nehirin nimetlerinden (su ihtiyaçları,balık
tutma,vs vs)gibi nedenlerden dolayı mecburen o nehire gitmek
zorundaydılar,bunun neticesinde elbette içlerinden bir kaçını Timsah'lar
yemiştir ve çevrelerinde Timsah'tan daha güçlü bir şey görmedikleri için Timsah'ı
kutsal saymış,ona kurbanlar vermişlerdir,kendi görüşümce kurban ritüelleride
muhtemelen Timsah'ları doyurmaktan ibaret bir olaydı,Timsah'lar doyunca tabii ki
onlara dokunmayacaktı (doğa’da hiçbir canlı yaşamak dışında herhangi bir
nedenden dolayı başka bir canlıyı öldürmez).
Az önce de söylediğim gibi elimize ulaşan yeryüzünün yerleştirilmesi
dışında ki o verilere kendi içerisinde çelişiyor zaten,herhangi bir bilgi
yoktur,bu sadece evrenin yaratılış ile ilgili olan kısım,daha insanın
yaratılışı gibi evrenin yaratılışından daha komik bir olay var,yarın yukarıda
ki ayetlerin kendi içindeki çelişkilerini yazacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder