11 Ekim 2012 Perşembe

YARATILIŞ KARMAŞASI 2



Big Bang teorisinin ortaya atılmasından sonra,dini çevreler Big Bang’in Yüce Yaratıcı’nın kontrolünde olduğunu söylemeye başladılar,şimdi yaratılışla ilgili Ayetlere bakalım.
      
                 {2} Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız. O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah’a ortaklar koşmayın. [Bakara 21-22]
{76} İnsan (henüz) anılır bir şey değilken (yaratılmamışken) üzerinden uzunca bir zaman geçti. Şüphesiz biz insanı, karışım halindeki az bir sudan (meniden) yarattık ve onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işitir ve görür kıldık. [İnsan 1-2]
{11} O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş’ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler. [Hud 7]
{21} İnkar edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı? Onları sarsmasın diye yere de sabit dağlar yerleştirdik ve (varacakları yere) yol bulabilsinler diye ondan geçitler yollar meydana getirdik. Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah’ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler. O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler. [Enbiya 30-31-32-33]
{41} De ki: “Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O’na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”O, dört gün içinde (dört evrede), yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti. Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, “İsteyerek veya istemeyerek gelin” dedi. İkisi de, “İsteyerek geldik” dediler.Böylece onları, iki günde (iki evrede) yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah’ın takdiridir. [Fussilet 9-10-11-12]
{15} Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik ve orada ölçülü (bir biçimde) her şeyi bitirdik. Orada hem sizin için, hem de sizin rızık vermediğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik. Hiçbir şey yoktur ki hazineleri yanımızda olmasın. Biz onu ancak belli bir ölçüyle indiririz. Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz. [Hicr 19-20-21-22]
{50} Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. [Kaf 7]
{79} (Ey inkarcılar!) Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah kurmuştur. Onu yükseltmiş ve ona düzen ve âhenk vermiştir. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı. Ardından yeri düzenleyip döşedi. Ondan suyunu ve merasını çıkardı. Dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi. Bunları sizin için ve hayvanlarınız için bir yarar kaynağı yaptı. [Naziat 27-28-29-30-31-32-33]
{13} Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş’a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.O, yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.Yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. Ama biz ürünleri konusunda bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda aklını kullanan bir kavim için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır. [Rad 2-3-4]
{31} Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmaksızın yarattı. Yeryüzüne de, sizi sarsmasın diye sabit dağlar yerleştirdi ve orada her türlü canlıyı yaydı. Gökten de yağmur indirip orada her türden güzel ve faydalı bitki bitirdik. [Lokman 10]
                 Bu Ayet’lerden hiç birinde Dünya’nın (Yeryüzü’nün Yaratılışı)geçmemektedir,genelde anlatılan Yeryüzü’nün düzenlenmesi,işte dağı oraya koyduk,nehiri üzerinden akıttık,yok olmadı onu ordan kaldır şuraya koy bilmem ne tarzında,yeni bir eve taşındığımız zaman yaptığımız düzenlemeyi bir arkadaşımıza anlatmamız gibi.Kainatin varoluşundan milyarlarca yıl,İnsanoğlu’nun varoluşundan binlerce yıl sonra,sözü edilen ve sınav için Yeryüzü’ne gönderildiği söylenen İnsan’lar bir Teori koyabiliyor ortaya,Teori’nin temel fikri ,halen genişlemeye devam eden Evren’in geçmişte ki belirli bir zaman da sıcak ve yoğun bir başlangıç durumundan itibaren genişlemiş olduğudur.Kendi Yarattığı aciz kullar bile bu Teoriyi ortaya atabiliyorsa,Olayın baş aktörü neden en küçük bir şey bile söylemiyor olayın oluşu hakkında?normal şartlarda Yarattığı şeyi en ince ayrıntısına kadar söylemeli ve bu bilgiler bize ulaşmalıydı,çünkü söylendiğine göre son temsilcisi daha 1400 yıl önce yeryüzündeydi,5000 yıllık bilgiler elimize çok net ulaşırken,tüm Kainat ve İnsanlığın Yaratılış olayının en ince ayrıntısına kadar bilinmemesi oldukça saçmadır,Çünkü İnsanların ona inanmaması ve onun emirlerinden çıkması,durumunda başına gelecekleri detayları ile anlatmaktadır,yok sizi şöyle şişe takar çeviririm,kızgın ateşlerde etlerinizi ayırırım gibi,ortada sadece tehditler savuran bir Tanrı portresi vardır.Binlerce yıl öncesinden günümüze gelen Afrika’da ki bazı kabileler hala bile binlerce yıllık inanışlarını sürdürmeye çalışıyorlar,eskiden Timsah’a tapanlar insanlığın gelişmesi ile Timsah'ın öldürücü gücünü kısmen kaybetmesinden dolayı şuan Timsah'a tapmıyorlar,neden tapıyordu Timsah'a bu insanlar?çünkü muhtemelen yaşadıkları bölge de ki tek nehirde Timsah'lar vardı ve onlar o nehirin nimetlerinden (su ihtiyaçları,balık tutma,vs vs)gibi nedenlerden dolayı mecburen o nehire gitmek zorundaydılar,bunun neticesinde elbette içlerinden bir kaçını Timsah'lar yemiştir ve çevrelerinde Timsah'tan daha güçlü bir şey görmedikleri için Timsah'ı kutsal saymış,ona kurbanlar vermişlerdir,kendi görüşümce kurban ritüelleride muhtemelen Timsah'ları doyurmaktan ibaret bir olaydı,Timsah'lar doyunca tabii ki onlara dokunmayacaktı (doğa’da hiçbir canlı yaşamak dışında herhangi bir nedenden dolayı başka bir canlıyı öldürmez).
                  Az önce de söylediğim gibi elimize ulaşan yeryüzünün yerleştirilmesi dışında ki o verilere kendi içerisinde çelişiyor zaten,herhangi bir bilgi yoktur,bu sadece evrenin yaratılış ile ilgili olan kısım,daha insanın yaratılışı gibi evrenin yaratılışından daha komik bir olay var,yarın yukarıda ki ayetlerin kendi içindeki çelişkilerini yazacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder