Hafsa olayı diye bilinen olay Muhammed’in
karısı olan Hafsa’yı kendi evinde ve yatağında aldatmasıdır,tabii ki düşünmeyen
sorgulamayan hatta okuduğu kitabı anlama ihtiyacı duymayan dindar olduklarını
söyleyenler bu olayları pek bilmez,bilse bile ‘’Allah’ın hikmeti
vardır’’diyerek pek üzerinde durmazlar.
Olayı kurcalamaları üzerinde
durmaları,sorgulamaları,araştırmaları demek aslında inandıkları kişinin gerçek
yüzünün ortaya çıkması demektir,bu durumdan olabildiğince kaçar ‘’mümin’ler’’
çünkü korkuları vardır,kur-an o kadar zekice yazılmış ki,sözde getirdiği din’i
kimsenin sorgulamasına izin vermez,sorular kesinlikle yasaktır
dinlerde,koşulsuz itaat etme zorunluluğu vardır.
Nasıl mı?
Bir çok ayet’te inkarcılar,münafıklar
bilmem kimler cehenneme atılacak,şuralarına şu sokulacak,buralarından
asılacaklar,su da haşlanıp ardından ebedi ateşte yanacaklar gibi çeşitli
işkence şekillerini detaylıca anlatmıştır.
Doğal olarak yeni doğan bir çocuk
ailesinin inandığı dine inandırılarak büyütülüyor,daha kem küm etmeye başladığı
andan itibaren çocuğa Allah,bismillah,Muhammed vs vs öğretiliyor,6-7 yaşına
geldiği zaman ya kur-an kursuna gönderiliyor ya da en azından alınan NAMAZ
HOCASI kitapçığı ile evde namaz’ı ve
birkaç duayı öğrenmesi sağlanıyor,tabii bu kitapçığın içinde sadece
namaz ve dualar yok,imanın ve islam’ın şartları da var,bakalım şimdi
islam’ın ve imanın şartları nelermiş.
İslam’ın şartları;
1-Kelime-i şehadet
getirmek
2-Namaz kılmak
3-Zekat vermek
4-Oruç tutmak
5-Hac’ca gitmek
İman’ın şartları;
1-Allah’a inanmak
2-Melek’lere inanmak
3-Kitaplara inanmak
4-Peygamberlere
inanmak
5-Ahiret gününe
inanmak
6-Kader’e hayır ve
şerrin Allah’tan geldiğine inanmak
Bu kadar inanılması gereken madde ve
bunlara inanılmaması durumunda yaşanılacakları bilmek,insanı ister istemez
korku ve tedirginliğe sürükleyecektir ve bir süre sonra zarar görmemek için
inanmanın zararı olmadığını düşünerek,tam bir köle haline dönüşecektir.
Durum böyle olunca da elbette sorgulamak
imkansız hale geliyor,ve peygamber denilen şahıs ne yapmışsa ilahi bir olay
gibi görülüyor,kısacası temelinde korku var.
Gelelim yine altında ilahi bir unsur
aranan HAFSA olayına,bakalım bu olay nasıl gelişmiş ve sonrasında neler
yaşanmış.
Hafsa kimdir;
Hicretin
üçüncü senesinde (M.S.625) Hz. Muhammed
ile evlenen Hz. Hafsa, M.S.605 yılında
Mekke’de doğmuştur. İlk Müslümanlardan Huneys b.
Huzâfe es Sehmi (r.a.) ile evlenmiştir. Ancak, Bedir Gazvesi’ne
katılan Huneys, dönerken yolda
hastalanmış ve daha sonra Medine’de vefat etmiştir. Hz. Hafsa’nın Annesi, Peygamberin
en güvendiği sahabelerden ve sonradan Halife olan Hz. Osman b. Mazun
kız kardeşi Zeynep, Babası Hz. Ömer bin Haddab (r.a.) dır.
(http://kuraninislami.tr.gg’dan
alınmıştır)
Babası Ömer’i tanımayanınız yoktur
herhalde,bakın olayı babası Ömer nasıl anlatıyor;
Hafsa dul kalınca Osman’a onunla
evlenmesini teklif ettim,hele bir düşüneyim diye cevap verdi.
Sonra karşılaştığımızda şu esnada
evlenmeyi uygun görmüyorum dedi,bunun üzerine Ebubekir’e istersen Hafsa’yı sana
vereyim dedim,Ebubekir sustu,müsbet veya menfi bir cevap vermedi.
Ebubekir’in susmasına Osman’ın teklifimi
geri çevirmesinden daha çok üzüldüm,keyfiyatı resulullah(s.a.s)’e arz ettim.
Üzülme ya Ömer,Hafsa’yı Osman’dan daha
hayırlısı alacak,Osman’da Hafsa’dan daha iyisi ile evlenecek
buyurarak,Hafsa’nın izdivacına talip oldu,Osman’ıda kızı ümmü gülsüm ile
evlendirdi.
Sonra Ebubekir bana
rastladığında,sanıyorum Hafsa’yı bana teklif ettiğinde cevap vermediğime
gücenmiştin,ben Hafsa’yı resulullah’ın alacağını biliyordum (bana bunu
söylemişti)resulullah’ın sırrını ifşa etmeyi uygun bulmadığın için sana cevap
veremedim,eğer böyle olmasaydı teklifini kabul ederdim dedi.
1-İbn
Sa’d Tabakat,8/82-83;İbn Hacer,el-İsabe,8/51,Kahire,1972;İbn Abdi’l
el-istiab,4/1811,Kahire,1960
2-el-Buhari,6/130;Tecrid
Tercemesi,10/166(Hadis No:1571)ve 11/339-339(1803 No.lu Hadisin
izahı);Riyazü’s-Salihin,2/98(Hadis No:689)
(filozof.net’ten
alınmıştır)yazıların tamamını okumak isteyenler verilen adreslerden
okuyabilirler.
Babası böyle anlatıyor kızının nasıl
Muhammed’in karısı olduğunu,sonrasında olanlar ise şu şekilde gelişiyor;
Bu
olay şöyle cereyan etmiştir: Resulullah (s.a.v.) cariyesi ve oğlu İbrahim´in
annesi olan Mâriye el-Kıptiyye ile, hanımı Hafsa´nın evinde bir araya gelmiş
bunu gören Hafsa ise onlan kıskanmış ve Resulullaha sitem etmiştir. Re*sulullah
da cariyesi Mâriyeyi kendisine haram kılmıştır. Bunun zürerine Hefsa:" Ey
Allanın Resulü, Allanın sana helal kıldığı bir şeyi nasıl haram kılarsın "
de*miş, Resululah Mâriye´ye bir daha yaklaşmayacağına dair Hafsa´nın yanında
Al-laha yemin etmiştir. İşte bunun üzerine Allah teala bu surenin baş tarafında
buİtinan âyetleri indirmiş, Resulullahın haram kılmasını geçersiz saymış, yemin
için de keffaret vermesini emretmiştir. Halbuki Resulullah, Hafsa´ya bu
mesele*yi gizli tutmasını söylemişti. Fakat Hafsa meseleyi Aişe´ye anlatmış,
bunun üze*rine de âyetler inmiş ve meseleyi açıklığa kavuşturmuştur.
(islam-tr.net’ten
alınmıştır)
Ayetler ;
Tahrim suresi 1-2-3-4-5.
ayetler.
1.
Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana
helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır,
çok merhamet edendir.
2. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
3. Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.
4. (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
5. Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
2. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
3. Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.
4. (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.
5. Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
Bu ayetlerde açıkça görünen bir adamın
çaresizce çırpınışları neticesinde aynen daha önce olduğu gibi insanları
istediği gibi kandırabildiğine çok açık örneklerdir,her defasında böyle olmuştu
çünkü,hatta söylediği bir ayet kabul görmeyince onu değiştirecek yenisini
söyleyebilecek kadar ileri gitmişti.ayetler çok açıktır her ZEKİ insanın
anlayacağı kadar hem de,uzun uzadıya açıklama yapmaya gerek yok diye
düşünüyorum,sadece dikkat etmeniz gereken nokta,kur-an’ın genelinde olduğu
gibi,bu ayetlerde de tehdit hemde bolca tehdit vardır.
Muhammed ile Hafsa arasında geçtiği
söylenen konuşmayı yazmadım,kaynaklardan emin olamadığımdan dolayı,fakat okumak
isteyenler için onu da ekliyorum.
“Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey
yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve
benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!”Muhammed: “Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!”
“Hafsa! Marya’ yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan hoşnut olur musun?
“Evet!”
Muhammed hemen ant içmiştir:
“Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?”
“Tamam!”
Ve her zaman olduğu gibi,dünya da ki 1,5-2
milyar Müslüman bu sapıklıklara mantıklı bir açıklama getirmek için
uğraşıyor,aradan 1400 yıl geçmesine rağmen hala açıklanamayan,geçiştirmeye
çalışılan bir miras bırakan (dinler allahın olduğu için mükemmel olmalıydı) bu
zat-ı muhteremi ‘’SAYGIYLA’’anıyorum.
İYİ SORGULAMALAR…
Linkteki yazı bu konunun anlaşılması için yeterlidir diye düşünüyorum.
YanıtlaSilhttp://www.kuranihayat.com/content/hz-peygamberin-zevcelerine-%C3%AEla-yapmas%C4%B1-mehmet-azimli
Saygılarımla.
sanırım yazıyı kalp gözü açık (sorgulamadan)okumak gerek,anlamak için değilmi?
YanıtlaSilsaygılarımla...
Hayır. Tam tersine. Gayet anlaşılır ve sade bir dil ile anlatım yapılmış. Anlaşılmayacak yada tartışmaya gerekli olan her hangi bir şey yok yazıda.. Peygamberin'de (SAV) bir insan olduğu ve her insanın başına gelebilecek bir durumla karşı karşıya kaldığı beyan edilmektedir. Bu konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi almak isterseniz bu linkteki yazıyı okuyabilirsinizi..
Silhttp://www.sosyalbilgi.com/peygamber-efendimiz-hz-muhammed%E2%80%99in-insani-ve-peygamberlik-yonuyle-ilgili-ayetler-ve-hadisler.html
“De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık yalnızca, ‘ilahınız tek bir ilahtır’ şeklinde bana vahiy gelmesidir.” (Kehf Suresi 110. ayet)
Saygılarımla.
sayın radateist bey ve 22 kasımda yorum yapan adsız bey her ikinizden de Allah razı olsun. Biriniz konuyu gündeme getirdi ki ben bilmiyordum ve ilgimizi çekti diğeri de etraflıca bir açıklaması olan link vererek konuyu beni tatmin edecek şekilde özetledi ikinizde sağolun :)
YanıtlaSil