20 Kasım 2012 Salı

ŞOK BASKIN (HAFSA)



     Hafsa olayı diye bilinen olay Muhammed’in karısı olan Hafsa’yı kendi evinde ve yatağında aldatmasıdır,tabii ki düşünmeyen sorgulamayan hatta okuduğu kitabı anlama ihtiyacı duymayan dindar olduklarını söyleyenler bu olayları pek bilmez,bilse bile ‘’Allah’ın hikmeti vardır’’diyerek pek üzerinde durmazlar.
     Olayı kurcalamaları üzerinde durmaları,sorgulamaları,araştırmaları demek aslında inandıkları kişinin gerçek yüzünün ortaya çıkması demektir,bu durumdan olabildiğince kaçar ‘’mümin’ler’’ çünkü korkuları vardır,kur-an o kadar zekice yazılmış ki,sözde getirdiği din’i kimsenin sorgulamasına izin vermez,sorular kesinlikle yasaktır dinlerde,koşulsuz itaat etme zorunluluğu vardır.
     Nasıl mı?
     Bir çok ayet’te inkarcılar,münafıklar bilmem kimler cehenneme atılacak,şuralarına şu sokulacak,buralarından asılacaklar,su da haşlanıp ardından ebedi ateşte yanacaklar gibi çeşitli işkence şekillerini detaylıca anlatmıştır.
     Doğal olarak yeni doğan bir çocuk ailesinin inandığı dine inandırılarak büyütülüyor,daha kem küm etmeye başladığı andan itibaren çocuğa Allah,bismillah,Muhammed vs vs öğretiliyor,6-7 yaşına geldiği zaman ya kur-an kursuna gönderiliyor ya da en azından alınan NAMAZ HOCASI kitapçığı ile evde namaz’ı ve  birkaç duayı öğrenmesi sağlanıyor,tabii bu kitapçığın içinde sadece namaz ve dualar yok,imanın ve islam’ın şartları da var,bakalım şimdi islam’ın  ve imanın şartları nelermiş.
     İslam’ın şartları;
1-Kelime-i şehadet getirmek
2-Namaz kılmak
3-Zekat vermek
4-Oruç tutmak
5-Hac’ca gitmek
     İman’ın şartları;
1-Allah’a inanmak
2-Melek’lere inanmak
3-Kitaplara inanmak
4-Peygamberlere inanmak
5-Ahiret gününe inanmak
6-Kader’e hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmak
     Bu kadar inanılması gereken madde ve bunlara inanılmaması durumunda yaşanılacakları bilmek,insanı ister istemez korku ve tedirginliğe sürükleyecektir ve bir süre sonra zarar görmemek için inanmanın zararı olmadığını düşünerek,tam bir köle haline dönüşecektir.
     Durum böyle olunca da elbette sorgulamak imkansız hale geliyor,ve peygamber denilen şahıs ne yapmışsa ilahi bir olay gibi görülüyor,kısacası temelinde korku var.
     Gelelim yine altında ilahi bir unsur aranan HAFSA olayına,bakalım bu olay nasıl gelişmiş ve sonrasında neler yaşanmış.
     Hafsa kimdir;

Hicretin üçüncü senesinde (M.S.625) Hz. Muhammed ile evlenen Hz. Hafsa, M.S.605 yılında Mekke’de doğmuştur. İlk Müslümanlardan Huneys b. Huzâfe es Sehmi (r.a.) ile evlenmiştir. Ancak, Bedir Gazvesi’ne katılan Huneys, dönerken yolda hastalanmış ve daha sonra Medine’de vefat etmiştir. Hz. Hafsa’nın Annesi, Peygamberin en güvendiği sahabelerden ve sonradan Halife olan Hz. Osman b. Mazun kız kardeşi Zeynep, Babası Hz. Ömer bin Haddab (r.a.) dır.
     Babası Ömer’i tanımayanınız yoktur herhalde,bakın olayı babası Ömer nasıl anlatıyor;
     Hafsa dul kalınca Osman’a onunla evlenmesini teklif ettim,hele bir düşüneyim diye cevap verdi.
     Sonra karşılaştığımızda şu esnada evlenmeyi uygun görmüyorum dedi,bunun üzerine Ebubekir’e istersen Hafsa’yı sana vereyim dedim,Ebubekir sustu,müsbet veya menfi bir cevap vermedi.
     Ebubekir’in susmasına Osman’ın teklifimi geri çevirmesinden daha çok üzüldüm,keyfiyatı resulullah(s.a.s)’e arz ettim.
     Üzülme ya Ömer,Hafsa’yı Osman’dan daha hayırlısı alacak,Osman’da Hafsa’dan daha iyisi ile evlenecek buyurarak,Hafsa’nın izdivacına talip oldu,Osman’ıda kızı ümmü gülsüm ile evlendirdi.
     Sonra Ebubekir bana rastladığında,sanıyorum Hafsa’yı bana teklif ettiğinde cevap vermediğime gücenmiştin,ben Hafsa’yı resulullah’ın alacağını biliyordum (bana bunu söylemişti)resulullah’ın sırrını ifşa etmeyi uygun bulmadığın için sana cevap veremedim,eğer böyle olmasaydı teklifini kabul ederdim dedi.
1-İbn Sa’d Tabakat,8/82-83;İbn Hacer,el-İsabe,8/51,Kahire,1972;İbn Abdi’l el-istiab,4/1811,Kahire,1960
2-el-Buhari,6/130;Tecrid Tercemesi,10/166(Hadis No:1571)ve 11/339-339(1803 No.lu Hadisin izahı);Riyazü’s-Salihin,2/98(Hadis No:689)
(filozof.net’ten alınmıştır)yazıların tamamını okumak isteyenler verilen adreslerden okuyabilirler.
    Babası böyle anlatıyor kızının nasıl Muhammed’in karısı olduğunu,sonrasında olanlar ise şu şekilde gelişiyor;
     Bu olay şöyle cereyan etmiştir: Resulullah (s.a.v.) cariyesi ve oğlu İbrahim´in annesi olan Mâriye el-Kıptiyye ile, hanımı Hafsa´nın evinde bir araya gelmiş bunu gören Hafsa ise onlan kıskanmış ve Resulullaha sitem etmiştir. Re*sulullah da cariyesi Mâriyeyi kendisine haram kılmıştır. Bunun zürerine Hefsa:" Ey Allanın Resulü, Allanın sana helal kıldığı bir şeyi nasıl haram kılarsın " de*miş, Resululah Mâriye´ye bir daha yaklaşmayacağına dair Hafsa´nın yanında Al-laha yemin etmiştir. İşte bunun üzerine Allah teala bu surenin baş tarafında buİtinan âyetleri indirmiş, Resulullahın haram kılmasını geçersiz saymış, yemin için de keffaret vermesini emretmiştir. Halbuki Resulullah, Hafsa´ya bu mesele*yi gizli tutmasını söylemişti. Fakat Hafsa meseleyi Aişe´ye anlatmış, bunun üze*rine de âyetler inmiş ve meseleyi açıklığa kavuşturmuştur.
(islam-tr.net’ten alınmıştır)
     Ayetler ;
Tahrim suresi 1-2-3-4-5. ayetler.
1.    Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.   
2.    Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.   
3.    Hani peygamber eşlerinden birine, gizli bir söz söylemişti. Fakat eşi o sözü (başkasına) haber verip Allah da bunu peygambere bildirince, peygamber bunun bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti. Peygamber bunu ona (sırrı açıklayan eşine) haber verince o, "Bunu sana kim bildirdi?" dedi. Peygamber, "Bunu bana, hakkıyla bilen ve hakkıyla haberdar olan Allah haber verdi" dedi.   
4.    (Ey peygamber'in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah'a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber'e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih mü'minler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar.   
5.    Eğer o sizi boşarsa Rabbi ona, sizden daha hayırlı, müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.
     Bu ayetlerde açıkça görünen bir adamın çaresizce çırpınışları neticesinde aynen daha önce olduğu gibi insanları istediği gibi kandırabildiğine çok açık örneklerdir,her defasında böyle olmuştu çünkü,hatta söylediği bir ayet kabul görmeyince onu değiştirecek yenisini söyleyebilecek kadar ileri gitmişti.ayetler çok açıktır her ZEKİ insanın anlayacağı kadar hem de,uzun uzadıya açıklama yapmaya gerek yok diye düşünüyorum,sadece dikkat etmeniz gereken nokta,kur-an’ın genelinde olduğu gibi,bu ayetlerde de tehdit hemde bolca tehdit vardır.
     Muhammed ile Hafsa arasında geçtiği söylenen konuşmayı yazmadım,kaynaklardan emin olamadığımdan dolayı,fakat okumak isteyenler için onu da ekliyorum.
     “Tanrı elçisi! Sen beni kötü duruma düşürdün, aşağıladın. Öyle bir şey yaptın ki, benzerini hiçbir karına yapmadın! Benim günümde, benim sıramda ve benim yatağımda bir cariyeyi yatırıp yapıyorsun!”
Muhammed: “Vallahi Billahi Marya ile bir daha yatmayacağım!”
“Hafsa! Marya’ yı kendime haram etsem de ona bir daha yaklaşmasam; bundan hoşnut olur musun?
“Evet!”
Muhammed hemen ant içmiştir:
“Hafsa! Aramızda kalsın, bunu sakın kimseye söyleme, olmaz mı?”
“Tamam!”

     Ve her zaman olduğu gibi,dünya da ki 1,5-2 milyar Müslüman bu sapıklıklara mantıklı bir açıklama getirmek için uğraşıyor,aradan 1400 yıl geçmesine rağmen hala açıklanamayan,geçiştirmeye çalışılan bir miras bırakan (dinler allahın olduğu için mükemmel olmalıydı) bu zat-ı muhteremi ‘’SAYGIYLA’’anıyorum.
İYİ SORGULAMALAR…

4 yorum:

  1. Linkteki yazı bu konunun anlaşılması için yeterlidir diye düşünüyorum.

    http://www.kuranihayat.com/content/hz-peygamberin-zevcelerine-%C3%AEla-yapmas%C4%B1-mehmet-azimli

    Saygılarımla.

    YanıtlaSil
  2. sanırım yazıyı kalp gözü açık (sorgulamadan)okumak gerek,anlamak için değilmi?
    saygılarımla...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır. Tam tersine. Gayet anlaşılır ve sade bir dil ile anlatım yapılmış. Anlaşılmayacak yada tartışmaya gerekli olan her hangi bir şey yok yazıda.. Peygamberin'de (SAV) bir insan olduğu ve her insanın başına gelebilecek bir durumla karşı karşıya kaldığı beyan edilmektedir. Bu konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi almak isterseniz bu linkteki yazıyı okuyabilirsinizi..

      http://www.sosyalbilgi.com/peygamber-efendimiz-hz-muhammed%E2%80%99in-insani-ve-peygamberlik-yonuyle-ilgili-ayetler-ve-hadisler.html

      “De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık yalnızca, ‘ilahınız tek bir ilahtır’ şeklinde bana vahiy gelmesidir.” (Kehf Suresi 110. ayet)

      Saygılarımla.

      Sil
  3. sayın radateist bey ve 22 kasımda yorum yapan adsız bey her ikinizden de Allah razı olsun. Biriniz konuyu gündeme getirdi ki ben bilmiyordum ve ilgimizi çekti diğeri de etraflıca bir açıklaması olan link vererek konuyu beni tatmin edecek şekilde özetledi ikinizde sağolun :)

    YanıtlaSil