2 Kasım 2012 Cuma

YARATILIŞ KARMAŞASI 16(GARİP EVLİLİKLER)



  Kabil kardeş’ini öldürdüğü için babası tarafından beddualar eşliğinde kovulmuştu.
     Bundan sonrası için birkaç hikaye var olduğu gibi paylaşıyorum sizlerle.
     Hikaye 1: 
    Tüm bu yaşananlar karşısında Adem nerede yanlış yaptığını anlamış ve Allah'a tekrar yalvarmış. Allah'tan Habil gibi bir çocuk daha istemiştir. Habil ile evlenemeyen güzel ve iyi kalpli Iklıma ile onu evlendirmeyi dilemiştir. Ama bu çocuğun ve ondan olacakların da diğer çocukları gibi söz dinlemez, arsız, hayırsız olmamalarını dilemiştir. Kendisi gibi Allah'a itaatkar ve inançlı olmasını dilemiştir. Hatayı kendisinin ta Cennet'te, Havva gibi bir eş dilerken yaptığının farkına varmıştır. Havva'yı dilerken hayırlısından ve kandildeki Fatıma nurunun ona öğrettiği isimlerin yüzü suyu hürmetine dilemeyi unutmuştur. Böylece Fatıma nurunun, ona öğretmiş olduğu isimlerin yüzu suyu hürmetine, yeniden tüm bunları Allah'tan dilemiştir. Allah'ta onun bu duasını kabul edip, yeryüzüne Havva gibi şeytanın sözüne uyup yasaklı buğdayı yememiş, inanan tüm insanların ondan zuhur edeceği, "Hür" isminde temiz bir eş (melek) göndermiştir. Burada şunu da belirtelim Havva'da tıpkı, Hür gibi bir melektir. Melekler de hata yapabilirler. Bunun en iyi örneğini Azazil'de (Şeytan'da) görüyoruz. Yani melekler şuursuzca sadece Allah'a itaat eden varlıklar değil, bilinçli ve düşünebilen, kendince akledebilen hatta Allah'a sorular sorabilen varlıklardır. Onların insandan en büyük farkı, topraktan yaratılmamış belli bir ömür verilmemiş olmalarıdır. Bu yüzdendir ki, kadınlar erkeklerden daha güzel ve narindir.
Hür ilk geldiğinde Havva ile karşılaşmıştır. Havva ona kim olduğunu sorduğunda Hür, "Ben Adem'e helal ve ikinci eş olarak Allah tarafından gönderildim. Gerçek inananlar benim soyumdan gelecekler" demiştir. Bu yüzden Havva'ya da, bundan sonra Adem ile birlikte olmamasını söylemiştir. Nitekim Hür, Havva'dan daha genç ve çok daha güzeldir. Havva "bu durumdan nasıl kurtulsam ki acaba?" diye düşünür. Çünkü Adem'i çok seviyordur. Ama Hür'ün Allah tarafından gönderildiği emri, onun bir kulağından girse de, diğer kulağından şeytan tarafından çıkartılmıştır. Şeytan Cennet'ten beri Havva'yı kandırabileceğini biliyordur artık. Burada da yapacağını yapar ve Havva'nın içine şüpheyi düşürür. Havva hemen eve gider ve iyice süslenir, güzelleşir. İşte kadınlardaki ilk süslenme burada başlamıştır. Daha sonrada vakit kaybetmeden tarlada çalışmakta olan Adem'in yanına gider. Adem Havva'yı görünce, gözlerine inanamaz. Çünkü Havva çok farklı ve eskisine göre daha güzeldir. Adem hemen oracıkta Havva'nın cazibesine kapılarak onunla birlikte olur. Adem'in o gün nerede olduğunu bilmeyen ve öğrenmek için Havva'yı izleyen Hür'de, tüm olanları görür ve Havva'nın yaptığı bu karşı gelişe üzülür. Durumu Allah'a havale eder. Ertesi gün Adem, Hür ile karşılaşır. Hür ona dileğinin karşılığı olarak, Allah tarafından geldiğini söyler. Adem'de onu dinler ve Allah'a kabul olan dileği için şükreder. Hür'ü kendisine kuma alır. Fakat kadınlar arasında bir çekişmedir, başlamıştır. Hür Adem ile birlikte olmadan önce Adem'den tırnak kesmesini, zeker (sünnet olmak) kesmesini, uzayan kıllarını kesmesini, sakalını, bıyığını kesmesini ister. Adem'de tüm bunları yaptıktan sonra, Hür ile de, birlikte olurlar. Böylece hem Havva hem de Hür hamile kalır. Hamilelik günlerinde Havva, Hür'e sürekli kötü eylemlerde bulunur. Onun karnına fırsat buldukça vurur. Amacı ise Adem'i Hür'e kaptırmamak. Hür'ün hayatını zindan etmek ve onun kendiliğinden çekip gitmesini sağlamaktır. Kadınların doğum zamanı geldiğinde, önce Havva doğurur ve Havva'dan kırk küp kalıp doğar. Ama Hür'e tüm yaptıklarının cezası olsa gerek, her biri açıldıkça, içinden böcekler, çıyanlar çıkar ve hepsi yere karışır gider. Hiç birisi kalmaz. Sıra Hür'ün doğumuna gelir. Hür'de Havva gibi kırk kalıp doğurur. Bunlar tek tek açılır ve her biri tek tek göğe çekilir. Sadece bir tanesi çekilmez. Oda bir erkek çocuğudur. Göğe çekilenler, kırklardandır denilir. Fakat yerde kalan bu tek çocuk, Havva'nın hamileyken Hür'e yaptığı eziyetlerden dolayı, tek bacağı sakat doğmuştur. Adem bu çocuğa, Iklıma'yı vereceğinden şehit olan oğlunun (Habil) anısına ona, "Şehit" ismini koyar. Fakat onunda çok sevdiği Habil gibi şehit edilmesinden çekinerek "Şit" diye çağırır. Şit kelimesi ademin zamanında (Topal) anlamına gelmektedir. Onu sevgi ve şefkatle yetiştirir. Evlenme yaşına gelince onu, Iklıma ile nikahlar. Adem ölmeden önce Şit'e "Yavrum bak bu alnımızdaki nur, benden sana geçmiş ve senin soyundan gelecek olan, Muhammet peygamberin nurudur. O nuru temiz ve iffetli bayanlara emanet etki bozulmasın. Herhangi bir darlığa, sıkıntıya da düşersen, bana Cennet'te Fatıma nurunun öğrettiği şu "..." isimlerin yüzü suyu hürmetine Allah'a yalvar ki senin dualarını ve tövbelerini kabul etsin. Kendi çocuklarına da aynı vasiyette bulun" diye vasiyette bulunur. Böylece tüm peygamberler bu isimleri bilirler ve dualarında kullanırlardı. Hz.Muhammet, doğduklarında kızının, Hz.Ali'nin  ve torunlarının ismini, bizzat kendisi koymuştur. Hatta Hz.Ali'nin annesinin adının bile Fatıma olmasının sebebi, bu isimlerin bu nurlu soy tarafından, tüm zamanlarda biliniyor olmasıdır
Şit'e, peygamberliği zamanında, diğer kardeşlerine Allah'ın emir ve yasaklarını iletmesi için, her dili anlayabilme ve konuşabilme mucizesi verilmiştir. Şit kardeşlerinin hepsini tek tek dolaşarak Allah yoluna çağırır. Fakat çok azı hariç birçoğu eskiden olduğu gibi, Allah'ın sözlerine kulak asmazlar, Şit'in peygamberliğine inanmazlar. Zamanla da Allah'a şirk koşarlar.
Hikaye 2
Bu rivayet ise Alevi kaynaklarında sıkça geçer ve inananları da sayıca fazladır.
Adem ile Havva yer yüzünde iken Allah tarafından bir Huri kızı (Güruhu Naci) gönderilir. Fakat Havva Adem'e gelen o meleği kıskanmış ve Adem'i ona kaptırmamak için, yine süslenmiştir. Akşam olunca Havva o Huri kızından bahsetmeden, başka bir kadınla beraber olmayacağı, sözünü verdirir Adem'e. Adem ertesi sabah Huri kızını görünce verdiği söze pişman olur. Fakat ne yazık ki, sözünden de dönemez. Huri kızını da Havva'dan olan Şit ile nikahlar. İşte peygamberler soyu, doğrudan Havva'dan gelmeyen bu soydan gelmiştir, denilmektedir. Biz bu hikayede geçen Güruhu Naci'nin, Nuh'un kızı Naci ile karıştırıldığını düşünüyoruz. Bu karışıklığın giderilmesi için, yazımızın son bölümü olan, Nuh'un hikayesinde, Güruhu Naci hakkında ayrıntılı bilgi verdik.

Hikaye 3
Şit'in dünyaya gelişi;
Âdem ile Havva sürekli tartışıyorlardı. Havva Adem’e çocuk doğurduğunu, bütün hikmet ve marifetin kendinde olduğunu, her şeyin kendisine yani anaya ait olduğunu vurguluyordu. Adem’den üstün olduğunu iddia ediyor ve onu küçümsüyordu. Adem nihayet dayanamadı.
- “Gel seninle yarışalım, görelim hikmet, marifet ve asıl kaynak kimdedir? ” dedi.
Aralarına niyet küpleri koydular. Hakk’a yalvardılar. Her ikisi de nefeslerini kendi küplerine üflediler ve küplerin ağızlarını bağladır. Buna göre 40 gün sonar gelip birlikte küpleri açacaklardı. Bundan sonra 40 gün Hakk’a niyaz edip yalvaracaklardı ve 40 gün sonra ne tür bir hikmet olduğunu göreceklerdi. Ne var ki Havva meraklı ve sabırsızdı daha 39. günde gizlice küpünün ağzını açtı, açar açmaz da etrafa akrep, yılan, çıyan gibi tüm kötülükler yayıldı. Küp boşalmıştı Havva çok korkmuştu. Bu defa da Adem’in küpünü merak etmeye başlamıştı. Adem’in küpünü açınca ne görsün küp ağzına kadar su ile doluydu. Suyun içerisinde doğum aşamasına gelen bir çocuk cenini vardı. Havva öfkelendi, küpü kapattı ve şiddetle salladı. Niyeti bebeği öldürmekti, gün boyunca salladı. Vakit dolup 40. günde önce Havva’nın küpünü açtılar içi bomboştu. Adem’in küpünü açtılar, ne görsünler? Suyun içinde doğmaya hazır mahzun bir çocuk yatıyor. Bebeği sudan çıkardılar, bakıp büyüttüler. Ama baktılar ki bebeğin bir ayağı topaldı. Çocuğun adını Şit yani Naci koydular.

O zamana kadar Havva 36 ikiz doğum yapmıştı. Bu 36 doğumun her seferinde bir oğlan bir kız olmak üzere toplam 72 çocuk vardı. Sakat bacaklı çocuk yarım insan sayılıp (buçuk insan) kabul edildi. Yani 72,5 millet. Sonradan bunlara 73 millet dendi.

Naci (Şit) ile Naciye’yi evlendirdiler. Ne Naci nede Naciye Adem ile Havva’nın çocukları değildirler. Onlar ayrı bir soydur. Cennetten gelmişlerdir.
     Şit'in Naciye ile evlenmesi;
Naciye Cennette huriler başı idi. Adem ile Havva arasında sürekli tartışma oluyordu Havva yaşlanmıştı. Adem kendine yeni bir eş vermesi için Hakk’a yalvarıyordu. Cenab-ı Hakk Naciye’yi kendisine eş olarak gönderdi. Naciye Adem ile Havva’nı evine geldi. Havva Naciye’yi görür görmez durumu anladı!

Havva Naciye’yi çok kıskandı ve bir şeyler yapmaya karar verdi. Hemen tarlada çalışan Adem’in yanına koştu. O’na bin bir cilve ve naz yaptı. Adem’in cinsel duygularını uyandırdı. Adem Havva birlikte olmak isteyince de Havva kendini geriye çekti.
Ey Adem, dedi seninle bir şartla birlikte olurum.
“ Benden başka hiç kimseyi sevmeyeceğine, birlikte olmayacağına yemin edersen bu iş olur.”
Adem yemin etti ve Havva ile tarlada birlikte oldular. Akşam Adem eve geldiğinde, Naciye’yi gördüğünde dizlerine vurdu, ah vah etti ama boşuna. Oyuna geldiğini anladı. İş işten geçmişti, bir kere söz vermiş oldu. Artık Naciye ile birlikte olamazdı. Böylece Naciye’yi oğlu Şit’le evlendirdi.(hakmuhammetali.com’dan alıntıdır)

     Sizinde kafanız karıştımı?Eğer ben inanan biri olsaydım kafayı yerdim bu hikayeler karşısında,hepsi farklı tek ortak noktaları isimler,çelişkiler ile dolu.Unutmadan bir de şunu okuyun bakalım.
    
     Kabil; kendisiyle birlikte doğan kızın elinden tutarak Nevz dağından inip Yemen topraklarından Aden'e gitti. Burada nesli çoğaldı.

Kabil'in Âkibeti:

Kabil'in oğullarından Kabil'e rastlayıp da, onu, taşa tutmayan bir kimse yoktu.

Kabil'in âmâ olan oğlu, bir gün, Kabil'in yanına kendi oğlu ile birlikte gelip oğ­lu: "İşte, bu, baban Kabil!" deyince, âmâ, hemen bir taş atarak babası Kabil'i öldürdü!

Âmâ'nın oğlu: "Babacığım! Sen, babanı, öldürdün!" dedi. Âmâ, hemen elini kaldırıp oğluna bir şamar indirdi. O da, öldü!

Bunun üzerine, âmâ "Yazıklar olsun bana! Attığım taşla babamı, öldürdüm! İndirdiğim şamarla da, oğlumu, öldürdüm!" diyerek acındı.

Âdem Aleyhisselâm; Kabil oğullarının zina ve içkiye düştüklerini, bozuldukları­nı görünce de, Şit Aleyhisselâmın oğullarına da, Kabil oğulları ile evlilik bağlantısı kurmamalarını tavsiye etti.

Peygamberlik, Din, İbâdet ve Yüce Allah'ın Hak ve Şeriatlarına göre hareket, Şit Aleyhisselâm'da ve oğullarında bulundu.

Şit Aleyhisselâmın yurdu, Dağın başında; Kabil oğullarının yurdu ise, vadinin altında idi.

Şit Aleyhisselâm; Allah'ı, takdis ve tenzihden geri durmaz, kavmine de; Al­lah'ın buyruklarını yerine getirmemekten sakınmalarını, Allah'ı, her türlü noksan, eksik sıfatlardan uzak tutmalarını ve dâima iyi işler işlemelerini emrederdi.

Âdem Aleyhisselâmın oğullarından, Şit Aleyhisselâmdan başkasının nesli de­vam etmeyip kesilmiş, Şit Aleyhisselâm, böylece, Ebülbeşer olan Âdem Aleyhisselâmla birlikte bütün insanların soylarının varıp dayandığı soy direği olmuştur.

Kabil oğullarında, ötedenberi içki, zina düşkünlüğü hayasızlık ve ateşe tap­mak gibi türlü kötülükler vardı. Çeşid çeşid çalgı âletleri de, edinmişlerdi. Kadın, erkek, genç, ihtiyar, sık sık toplanıp davul, düdük, zurna, def çalarlar, güler, oynarlar, nâra atarlardı.

Hattâ, onların seslerini, dağda oturan Şit oğullarından bazıları duyarlardı. Onların, bu meclislerine, gençlerinden ziyade, yaşlılar, düşkündüler. Günah olan her kötülüğü işlemekte birleşmişlerdi.

Zaman, uzayınca, Şit oğulları da, aralarında gereğini titizlikle yerine getire gel­dikleri Ahd ve mîsaklarını bozdular. İçlerinden, yüz erkek, oturdukları mukaddes dağlarından inip amuca oğulları­nın, ne yaptıklarını görmek istediler.

Yerd b.Mehlâil, bunu, haber alınca, hemen yanlarına vardı. Onlara "Allah aş­kına yapmayınız!" dedi. Atalarının bu husustaki vasiyetini ve kendilerinin yaptık­ları And'ı hatırlattı. Kendilerine, va'z ve nasihatta bulundu ise de, dinlemediler. Oğlu İdris Aleyhisselam, ayağa kalkıp: "İyi biliniz ki, içinizden, kim Babamız Yerd'i, dinlemeyerek dağımızdan inerse, biz de onun bir daha dağımıza çıkmasına meydan vermeyiz!" dedi.
     Fakat, onlar, yine de, inmekten başkasına yanaşmadılar. Dağdan, Kabil oğullarının yanına indiler. Kabil oğullarının kadınları, Şis oğullarını yanlarında tutup bırakmadılar.

Bundan sonra, Şis oğullarından yüz kişilik ikinci bir erkek kafilesi daha "Kar­deşlerimiz, ne yapıyorlar?" diyerek dağdan, onların yanına indiler. Onları da, Kabil oğullarının kadınları tutup bırakmadılar.

Daha sonra, bütün Şis oğulları, dağdan, onların yanına indiler. Azgınlık ve onlarla evlilik yapıldı, birbirlerine karıştılar. Kabil oğulları, yeryüzünü dolduracak kadar çoğaldılar. Fakat, Tufanda hepsi boğulup yok oldular.

Yerd b.Mehlâil, vefat edeceği sırada, oğulları için, bereket duası yaptı. Onları; oturdukları mukaddes dağdan aşağıya inmekten nehy etti. "Siz, her halde, er geç aşağı yere ineceksinizdir. İçinizden, hanginiz, en son inecek olursa, Atamız Âdem'in, içinde cesedi bu­lunan tâbutunu, indirsin. Sonra da, bize tavsiye edildiği gibi, onu, arzın ortasına yerleştirsin." dedi.(sorularlaislamiyet.com’dan alınmıştır.)
     Şimdi kafanız daha fazla karıştı eminim,bunları okuyup hala acemice yazılmış,anlatılmış şeylere inanıp resmen hain,kıskanç,ensest,katil bir soydan geldiğine inanarak yaşamını sürdürenlerin ve bunu kendilerine çokta yakıştırmasına anlam veremiyorum açıkçası.
     Yukarı da yazılanlardan birinde Adem’in Hür diye başka bir kadınla evlendiği yazıyor,ve Havva’nın tüm insanların anasının aslında ne kadar da ‘’CADI’’olduğunu anlatıyor biraz da,baksanıza Hür ile Adem evlenmesin diye elinden geleni yapmış başaramamış,sonrasında ise Hür’ün doğuracağı çocuğu öldürmek için elinden geleni yapmış.
     Buyurun okuyun,düşünün,sorgulayın,araştırın kararı siz verin ve benimle de paylaşın.
İYİ SORGULAMALAR…

30 yorum:

  1. tam olarak saçma olan kısım neresi?

    YanıtlaSil
  2. "melekler de hata yapar, şeytan da görüyoruz" dan sonrasını okumadım. Bilmeyenleri yoldan saptırmak bu kadar kolay mı oldu artık? Allah hepinizi ıslah etsin, yok inkar da ısrar ederseniz halinizi perişan eylesin..

    YanıtlaSil
  3. arkadaşım burada yazılanların hiçbirisi uydurma sözler değil,ayetler,hadisler,veya islami rivayetlerden alıntılar ve kendi yorumum var,yazılan gerçekleri beğenip beğenmemek elbette sizin seçiminiz,ama böyle yüzeysel bakıp değerlendirme yapmk yanlış,bilmeyenleri saptırmak kolaymı oldu demişsin,sen bir bilen olarak açıkla yazılanları,bizde anlamaya çalışalım tıpkı şimdiye kadaryazılanları anlamaya çalıştığımız gibi,ama emin ol eğer sadece kuranı okursan çelişkileri kendin göreceksin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Abicim nerde yazıyor Kuranda, süresi bile yok

      Sil
  4. Yazının sonuna kaynak eklerseniz veya alıntıların hangi ayet ve hadisten olduğunu hemen alıntılanan cümlenin bitiminde belirtirseniz, kuran ve hadislerden bihaber müslümanların iftira attığınızı düşünmelerini önlemiş olursunuz. Nacizane fikrim..

    YanıtlaSil
  5. kaynak olayına elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum ve haklısınız,uyarınız için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  6. Allah her insana akıl fikir vermiş her insan istediği yoldan gider geçmişteki insanlar hata yapmadı diye de diyemeyiz evet onlarda hata yaptılar ama sonuçta aklı veren Allah . insanlar hataya kendi akıllarıyla düşüyorlar . inanmıyormuş sun ama hangi sebeple inanmıyorsun açıkla lütfen .
    evet ben inanıyorum ve inancım tam allah ta beni bu inançta şüpheye düşürmesin etrafımda çok müslüman insan var müslümanım diye yaşayan inan hiç biri benim gibi değil müslümanlarında yaşayış tarzı değişti sana gelip müslüman ol deseler tabi olmassın dini tam olarak araştırmamışsn sen kuranı okumamışsın biraz araştırma yapmanı tavsiye ediyorum yalan yanlış şeylere düşme sonra sonun kötü olur . ve ben dilerim allahtan inşallah bir gün sende inananlardan olursun .

    YanıtlaSil
  7. arkadaşım burada yazdığım yazıların hepsi neden inanmadığımı anlatmaya çalışmam zaten,sen daha neyin açıklamasını bekliyorsun benden anlamadım?ve burada yazılan sözlerin yalan yanlış olduğunu söylüyorsun burada ayetler var o sizin inandığınız ayetler hemde,bunlar sana göre yalansa o zaman sen dindar değilsin,kuranı okumadan araştırma yapmadan hangi cüretle bu kadar insanın okuduğu yazıları yazmaya cesaret edebilirim,bu söylediğin tamamen saçmalık,sen oku önce kuranı sonra gel buradaki ayetlere bak bakalım varmı yokmu ve sonunda yorumunu yap,saygılarımla.

    YanıtlaSil
  8. ben bunlar yalan demiyorum sen yanlış anlamışsın ve düşüncelerin çok cahilce ister kabul et ister etme islam dini gerçek olan dindir. ayrıca sen açmış olduğun bu sayfanda müslümanları kötülemekten başka bir şey yapmıyorsun git başka dinleri kötüle kardeşim .

    YanıtlaSil
  9. işte dar bakış açısı denen şey bu,burada sadece islam değil tüm dinlerin uydurma olduğu anlatılıyor,kardeşim allah denen şey yok diyorum,dinler allaha bağlı değilmi böyle olunca otomatikman hepsi safsata.ama illa bir tarafa çekmek istersen ben ne dersem boş...

    YanıtlaSil
  10. o zaman bir sorum olacak sana söyle bakalım sizin dininizde ölen insan mezara konulduktan sonra ne oluyor ?

    YanıtlaSil
  11. hangi dinde?benim bir dinim yok,ve muhtemelen hiçbir ateistinde dini yoktur :D

    YanıtlaSil
  12. Siz dinsizsiniz demek ki yani hiç bir şeye tapmıyorsunuz tamam ama bana göre her insanın bir dini olmalı yani dua edip ona yalvarmalı buna nasıl ihtiyaç duymuyorsunuz anlamış değilim siz zor bir anınızda fln kime sığınıyorsunuz peki kimden yardım istiyorsunuz? bir ilahtan yardım dilemek bana göre insanın doğasında olan bir şey.

    YanıtlaSil
  13. neden insanın doğasında var bunu hiç düşündünmü?yardımcı olayımmı sana biraz?
    ilk insanlar kendilerini ve doğayı yeni tanımaya başlıyorlardı ve bunun neticesinde neden korksalar onu kendilerinden güçlü gördüler,örneğin bir dağdan kaya düştü aşağıya ve içlerinden biri öldü,onlar için o dağ onları öldüren birşey olduğu için ve kayanın neden düştüğünü bilmedikleri için ona taptılar,ya da şöyle düşün balık avlamaya giden birini timsah yedi diğerleri timsahtan korkup ona kurbanlar vermeye başladılar,zaman içerisinde yağmur yağmayınca yağmur tanırsının kendilerie kızdığını düşündüler vs vs biraz araştır kendin görürsün,aslında zor anında hele de görmediği birşeye sığınmak insanın acizliğini ortaya koyuyor...okumaya devam et...

    YanıtlaSil
  14. Bak bu söylediğin doğru işte ama inananları neden aciz olarak görüyorsun sen hiç bir ilah edinmemiş sin kendine ama etrafındakilere bak bunlar tesadüfen mi oluşmuş bunları yaratan biri olamaz mı yani biraz islam diniyle ilgili araştırmalar yapsan sende göreceksin . islam dininde olan hiç bir şey saçma değil. Ama bir ateistle bunları tartışmak gerçekten çok zor.sen bilime göre düşünüyorsun bu sorgulaman güzel tamam ama inananları aciz görme beni de küçük görme bu arada facebookta yazdığım şeyi paylaşmışsın ben ateisti din zannediyordum o yüzden öyle yazmıştım :D

    YanıtlaSil
  15. arkadaşım bak bana islam dinini araştır diyorsun ama sen daha ateistin ne olduğunu bilmeden burada yorum yapıyorsun,neyse ki öğrendin :)) burada bana ne derseniz deyin ama araştır gibi kelimeler kullanılmasını hakaret sayıyorum,çünkü biraz mantıklı olan biri bana araştır demez,araştırmamış olsam hangi cüretle (delimiyim ben)burada bu yazıları yazayım ve en önemlisi araştırdığıma kanıt paylaştığım ayet ve kaynaklardır,sen kuranı kaç kez okudun bilmem ama ben hergün okuyorum bir kısmını okumadan yazamam zaten.tesadüfen mi oldu demişsin evet tesadüfen oldu,nedir yani neden bu kadar rahatsız oluyorsunuz bu söylemden,biraz korkularınızdan sıyrılıp okuyun araştırın.

    YanıtlaSil
  16. kuranı okuduğunu söylüyorsun..
    KURAN 'ı gözle okuyan yazıları görür KURAN 'ı aklıyla okuyan ilmi görür KURAN 'ı kalbi iLe okuyan Aşk'ı görür KURAN 'ı ruh'la okuyan Rabbi 'ni görür diye mevlananın bir sözü var sen gerçekten kuranı ruhunla kalbinle okumuyorsun sırf onunla dalga geçmek için okuyorsun o zaman çünkü kuran okuyupta müslüman olmayan bir insan görmedim ben açıkçası . şimdi doğruyu söylesene sen inanmak istemiyorsun bir kere okusan ne olur okumasan ne olur oysa gerçekten kalbini vererek okusan seni yaratanı bulacaksın. gerçekten yanlış yoldasın . ama tamam dediklerime aldırış etmiyorsan da islam dinini eleştirip daha fazla günaha girme rica ediyorum ..

    YanıtlaSil
  17. bana bir örnek versene akıl ile okununca görülen ilimden.

    YanıtlaSil
  18. Kuran ayetleri mesela müslüman insanların yaşayışları hikayeleri çok var her defasında onlar allahın yardımıyla güçlükleri aşabilmişler. her işlerine bismillahirrahmanirrahim kelimesi ile başlamışlar . bunlar uydurma olamaz herhalde öyle değil mi? Yediğin her yemekten sonra allaha şükür dediğinde malının daha çok çoğaldığını göreceksin. kıldığın namaz okuduğun kurandan sonra ki huzur da ayrı bir duygu benim için . etrafına bakan ve düşünen bir insan bunları yaratan Allahı görmeli . hazreti ibrahimin allahı nasıl bulduğunu da oku . dünyada tek bozulmayan din de islam dinidir üstelik . kuranın ayetleri değiştirilememiş allahın emri bu ama bak diğer dinlere hepsi bütün kutsal kitaplar değiştirilmiş insanlar kafasına göre yazmış hepsini . sence islam dininin değiştirilememesi allahın mucizesi olamazmı ?

    YanıtlaSil
  19. kim diyor değiştirilmemiş diye?muhammed zamanında kuran yazılmadı ki,muhammedden 6-70 yıl sonra yazıldı,nasıl yazıldı söyleyeyim kuranı bilenler yani ayetleri ezberleyenlerin söylediklerine göre kitap haline getirildi,yani insanlar yazdı,zaten muhammedde yazsa değişen birşey olmazdı o da insandı,ve açıkça belli kuranı kendisinin yazdığı.

    YanıtlaSil
  20. Bak kuranın ayetleri peygamberimize cebrail aracığılıyla bildirildi. Peygamberimizde onları insanlara söyledi anlattı onlar bir tarafa yazıldı ama peygamberimize kitap haline getirmek nasip olmadı sonra hz ebubekir zamanında kitap haline getirildi. yani ayetleri söyleyen Allah. Söylediklerim gerçek yani biraz beni anla . bu söylediklerim cahilce değil ben senin de müslüman olmanı istiyorum . seni yaratan Allahı görmeye çalış. bunu bir dene kelimei şahadet getirip 2 rekat namaz kıl. dua et huzuru bulacaksın . ama bunu gerçekten istemen gerekiyor.

    YanıtlaSil
  21. PEYGAMBERE KİTAP HALİNE GETİRMEK NASİP OLMADI DEMİŞSİN,BÖYLE ÖNEMLİ BİR İŞİ NEDEN ALLAH EN SEVDİĞİ,DÜNYAYI ONUN İÇİN YARATTIĞI HALDE ONA NASİP ETMEDİ?PEKİ EBUBEKİR PEYGAMBERİN YAPMADIĞINI NEDEN YAPTI(KİTAP HALİNE GETİRDİ)BENDEN SONRA KİTAPLAŞTIRIN DİYE BİR SÖYŞLEMİ YOK MUHAMMEDİN.ÖNYARGI ÇOK KÖTÜ BİRŞEYDİR BENİM NE KADAR YIL NAMAZ KILDIĞIMI,KURAN OKUDUĞUMU KISACASI NASIL YAŞADIĞIMI BİLEMEZSİN,AMA KESİN BİR DİLLE YAPMAMIŞIM GİBİ KONUŞAMAZSIN,SÖYLEYEYİM SANA YILLARCA HEMDE RADİKAL BİR MÜSLÜMANDIM BEN...HERŞEYİN UYDURMA OLDUĞUNU ANLAMAM İÇİN KURANI ANLAYARAK OKUMAM YETTİ.

    YanıtlaSil
  22. Sen doğru yoldan tamamen çıkmışsın o zaman . artık sana söylenecek bir söz yok . ne söylesem tersini söylüyorsun hz muhammedde insandı ve ömrü yetmedi o yüzden kitap haline getiremedi işte .anlattıklarım çokmu saçma geliyor sana

    YanıtlaSil
  23. ömrü veren size göre allah değilmi?neden en değerli kuluna nasip etmedi ya da daha fazla ömür vermedi?ya da neden daha erken yollamadı kitabı?

    YanıtlaSil
  24. her insanın ömrünü bilen Allah neden peygamberimize nasip olmamış onu bilemem. Ama peygamberimiz her vahyi aldıktan sonra vahiy katiplerine yazdırırdı. Ayrıca vahiy katipleri bir nüsha da kendileri için yazarlardı ve saklarlardı. Ama herkese ulaşırdı yani peygamberimiz bu dini insanlara anlatırdı ve diğer müslüman olan insanlarda öbürlerine anlatırdı.hatta bir çok sahabede kuranı ezberlemiştir. O zamanın şartları uygun olmadığından yani yeteri derecede kağıt bulunmadığından biliyorsun matbaada yok o yüzden getirememiştir ama peygamberimiz her gelen vahyi kaydedip insanlara ulaştırmıştır. işte bu din o zaman herkes tarafından duyrulmuş diğer ülkelerden insanlar bile peygamberimizin yanına gelmişler bu dini öğrenebilmek için çoğu kişide müslüman olmuş.

    YanıtlaSil
  25. Ayrıca bir şey daha söylemek istiyorum :D . sen önceden müslüman mışsın sonradan ateist olmaya karar vermişsin. bence bu dininin eksikliğinden veya fazlalığından değil. çünkü bu din gerçekten yanlışsız kusursuz bir dindir. allahın yarattıklarında tek bir kusur yanlış bulamassın.ve tüm insanların mutlaka kalplerinde allah sevgisi vardır. bence din değişikliğinin nedeni tamamen insan kaynaklı. yani müslümanım diyen kişiler. gerçekten müslüman olduklarını sananlar onlar inancı olmayan insanları sevmezler. kötü davranırlar. kafir cehennemlik sözü yaygındir. mesela atatürk dinsiz diye çoğu insan onu sevmez. oysa peygamberimiz demiyormuydu bu din hoşgörü dini kafirleride aranıza alın onları islama davet edin diye. müslümanlar işte öle yapmıyorlar ve bununla da kalmıyor insanları müslümanlıktan soğutuyorlar. neden : yaşayış biçimleri bir kere. kapalı insanlar bile artık süsün peşinde. ağızlarda küfür eksik olmuyor. ben müslümanım zaten allahımı seviyorum cennete girerim düşüncesi içerisindeler. ibadet yapmıyorlar. ya da tüm ibadetleri gösteriş . insanlara yardım ediyorlar güya haberlerde çıkıyor. oysa bir elin verdiğini bir el bile görmeyecekti hani . bu mu sevap dedikleri şey. birde dinsiz insanlara derler müslüman ol diye . seni görüp diğer müslümanları görüptemi müslüman olcak. müslüman dediğin insanın bir kere dinsizlerden yaşayış biçimleri çok farklı olcak . ama ben görüyorum ki müslümanlar daha çok günah işliyor . bide şu tv de çıkan hocalar. din adamıyım hocayım diye çıkıp yalan yanlış şeylerle insanı kandırıyorlar. sonrada işte müslümanlar kötü oluyor. artık bizim tek rehberimiz kuran . kuranda okuduğun sadece gerçektir yani sen insanlara bakarak müslüman olamassın. sonradan müslüman olmuş insanlar bile söylüyor bunu. eğer insanlara bakarak müslüman olcaksam hiç olmazdım tamamen kurana baktım diyorlar. işte yavaş yavaş kıyamete yaklaşıyoruz alametler gerçekleşiyor. alametlerden biriside kıyamete yakın insanların hiç brinden allah kelimesi duyulmayacakmış. işte bizimde kurana gerçekten sarılmamız ve dua etmemiz gerekiyor. ben dua ederken sadece kendimi değil herkesi düşünüyorum bütün inançsiz insanların müslüman olup cehennemden kurtulmalarını istiyorum. bana göre inançsız insanların çoğu inananlar yüzünden cehenneme girecek.

    YanıtlaSil
  26. sonuna kadar okumadım yourmunu çünkü başından sonunun ne olduğu az çok belli,din değişikliği demişsin,ateistlik bir dine mensup olmamadır bilgin olsun,insanlar yüzünden ateist olmuşsun demişsin,tam tersi ben kuran sayesinde ateist oldum,çünkü açık seçik belli sıradan birinin yazdığı,insanları kandırmak için yazıldığı,kusursuz bir denişsin,bende burada senin o kusursuz dediğin dinin kusurlarını ortaya koyuyorum ki insanlar en azından biraz düşünsün sorgulasın,oku kuranın türkçe mealini bak bakalım kaç tane mantıksız şey bulacaksın,yo olmadı kusursuz dini bir anlatta öğrenelim.

    YanıtlaSil
  27. HER ŞEYİ YARATAN ALLAH KUSURSUZDUR BU YÜZDEN KURANDA BİR KUSUR ARAMAK BİR SAPKINLIKTIR . ben sana söylüyorum sen ayetleri yanlış yorumluyorsun. artık sana diyeceğim tek şey DİLERİM ALLAHTAN ÖYLE BİR OLAY BAŞINA GELİR Kİ SEN ALLAHIN NASIL OLDUĞUNU GÖRÜRSÜN .ben sana söyledim islam dinini anlattım ama sen beni dinlemedin ben burda o kadar yorumu boşuna yaptım sırf sen tekrardan allahı gör diye. ama boşuna işte ne yapalım. öteki dünyada da karşılaşırız elbet o zaman görürsün sen çünkü sen apaçık bir SAPKINLIK içerisindesin ..

    YanıtlaSil
  28. kocam sevecen ve sevecen bir adam ama yaklaşık 6 aydır benden ve çocuklardan uzakta, artık bizim iyiliğimizi umursamıyor ve evde zar zor uyuyor, ona birkaç kez yalvardım ama tüm yalvarışlarım sağır oldu samimi dostlar kulak asmak, o 6 ay benim için cehennem gibi geçti. Sorunumu bir arkadaşımla tartıştım, bana evliliğinde kuzenine yardım eden Dr AJAYI adlı bu harika büyü doktorundan bahsettim, şüpheciydim ama denemeye karar verdim, ailemde olan her şeyi Dr AJAYI'ya anlattım ve o anlattı Evde bazı şeyleri yapmam için, tüm talimatlarını yerine getirdim ve en büyük sürprizim, kocam üçüncü gün başına ne geldiğini bilmediğini, bana ve çocuklara yaşattığına pişman olduğunu söyleyerek eve geldi. , şimdi tekrar bir aile olarak yaşıyoruz. Evlilik eviniz için yardıma ihtiyacınız olursa iletişim E-posta: drajayi1990@gmail.com veya Whatsapp / Viber numarası: +2347084887094 Bana teşekkür etmek için geri geleceksiniz, bu bir sözdür

    YanıtlaSil