17 Ekim 2012 Çarşamba

YARATILIŞ KARMAŞASI 5



Tanrı’nın Adem’i yaratması ise ayrı bir komedi,anlatılana göre Melek’leri yeryüzünün 60 ayrı yerinden toprak getirmeleri için gönderiyor, eğer tek bir yerden Toprak getirilseydi Adem’ler hep aynı sıfat olurdu.Melek’ler tek tek gidiyor ve toprak istiyorlar fakat dünya ağlıyor,sızlıyor,yalvarıyor,yakarıyor hayır toprağımı vermem diyor ve gittikleri gibi tabiri caizse(caizdir bence)enselerini kaşıyarak toprağı almadan  geri dönüyorlar,yalnız içlerinden biri ‘’bu benim görevim’’deyip toprağı zorla alıyor ve geliyor bu yüzden Adem’in ruhunun alınma görevi ona veriliyor yani Azrail’e.
     Buraya kadar her şey mantıklı gelebilir eğer bu hikaye’ye inanmak isterseniz tatmin edici gelir elbette,aslında tatmin edici olan hikaye değildir,tatmin edici olan şey sorgulamadan korkmak ve hikaye’nin içinden çıkan soruları sorarak Cehennem ateşinde yanma korkusudur.
Şimdi hikaye’den çıkan sorulara geçelim.
SORU:1-Dünya’nın 60 ayrı yerinden toprak isteniyor,Adem’ler aynı sıfattan olmasın diye,istenen toprak yalnızca bir halife yaratmak için değilmiydi?
SORU:2-60 ayrı yerden toprak getirilmesi istenirken Melek’lerden,tek bir Melek Toprak getiriyor,acaba 60 ayrı yerden mi getirdi?
SORU:3-Ve daha da önemli olan,Tanrı’nın yarattığı Dünya nasıl oluyor da ben Toprağımı vermem diyor?
SORU:4-Peki ona karşı gelen Melek’ler neden daha sonraki zamanlarda yaşanacağı gibi kendisine karşı gelen İblis’e yaptığı gibi cezalandırılmıyor?
SORU:5-Bence en önemli soru budur,Melek’lere kesin emir vermesine rağmen nasıl oluyordu da Melek’ler kendilerini yaratanın buyruğuna karşı gelip,toprağı almadan dönüyordu?

İstermisiniz bizde Allah bizim bilmediklerimizi bilir deyip işin içinden çıkalım,ya da tövbe haşa neler düşünüyorum,günaha girecem dinden çıkacam deyip olduğu gibi cevapsız sorularla kabullenelim.
       Eğer öyle yapmış olsaydık istediğimiz gibi belki de şuan bu yazıyı okuyanların yarısı tarafından küfür edilmez,içki içebilir,hırsızlık yapabilir,zina edebilir,kısacası canımız ne istiyorsa yapar sonra da uygun bir zamanda (her şeye doyduktan sonra)Tövbe eder,olmadı bi de Hacca gider ardından Namaz falan derken öldükten sonra Cennet’te alem yapmaya devam ederdik.
       Cazip geliyor değimli?Hiçte kötü bir anlaşma gibi durmuyor.Birde madalyonun diğer tarafından bakalım,kadınları(annelerimiz,ablalarımız,kız kardeşlerimiz,teyzelerimiz,kızlarımız daha bir sürü sayılacak var)erkeklere köle,onlara sunduğu nimetlerle Erkek’leri kendi iktidarına köle yapan,Din adı altında her gün ölen ve öldürülen yüzlerce kişiyi görmezden gelecektik.
        Düşünün Baba’nız İkinci evliliğini yapıyor Anne’niz bu duruma ne kadar üzülürdü,her gün  evinizde kavgalar yaşanır,sizde sonradan gelen ikinci kadına asla Anne gözü ile bakmazdınız,doğal olarak Baba’nız yeni eşi ile daha fazla ilgilenecekti,ondan olan çocuklar daha çok sevilecekti.Hadi diyelim zar zor bu durumu kabullendiniz,belli bir zaman sonra Üçüncü evliliğimi yapacağım dedi,ne diyebilirsiniz?Hiç bir şey siz kim oluyorsunuzda Allah’ın ona helal kıldığını yasaklamaya kalkıyorsunuz nasıl olsa Dörde kadar yolu var helal yani.
       Ya da şöyle düşünün Kız kardeşiniz evleniyor,hem de imrenilen  hani o hep söylenen ‘’çocuk namaz’ında niyazında,içkisi yok kumarı yok’’(sanki öyle olmayanlar o.ç)tam bir damat adayı yani,belli bir süre sonra bir bakıyorsunuz Kız kardeşiniz Baba evine gönderiliyor neden’i de eşine,sahibine ‘’İYİ HİZMET’’ etmemiş.
        HİZMET!!
        Ne olabilir bu hizmet acaba?yemek mi yapmadı?çamaşırlarını mı yıkamadı?evi mi temizleme di?Bu söylediklerimin hiç birisine gerek yok,eğer yatak’ta iyi değilse ‘’MEHİR’’ adı altında eline birkaç bilezik ya da üç beş kuruş para sıkıştırılıp ‘’sokağa’’atılmasında herhangi bir sıkıntı yoktur.Deneme yanılma yöntemiyle bir çok kadın alıp,memnun olmadığını sokağa atabilen bir zihniyet ne kadar DOĞRUDUR?
         Şimdi bu yazdıklarım Erkek’lere cazip gelebilir (belli bir kesim için) fakat ne zaman ki ‘’aman din elden gidiyor,hurraaa Allah için savaşalım,öldürelim,ölelim şehit olalım’’gibi söylemlere kanıp öldükleri zaman,unutmasınlar ki,eşlerine,kızlarına ‘’SAHİP’’çıkacak yüzlerce dindar var elbette,yalnızca sahip çıkma şekli biraz farklı.Bir dizide birkaç yıl önce bir diyalog geçmişti iki kişi arasında şimdi gözümün önüne o sahne geldi,kadın sahne de şarkı söylüyor,onu oraya getirip eğlence mekanının sahibine dinleten kişi ile mekan sahibi bir masada içki içerek konuşuyor,kızı getiren adam kalkıp sahnenin önüne geliyor ve kıza ‘’kızım Demir bey seni beğenmiş’’
KIZ;İş tamam mı?Sahne alıyormuyum?
ADAM;Salak koynuna almadığını sahneye almaz,hadi seni göreyim.
KIZ;Bennnn yapamammm
ADAM;Git kendini köprüden at o zaman aşağı,deli olma geç arkaya.
Kız arka tarafa geçerken adam tekrar Demir bey’in (mekan sahibi)yanına döner ve.
ADAM;Demir abi kız yürüsün vallahi çok yetenekli.
DEMİR BEY;İyi emeklerse yürütürüz…
İşte tam olarak böyle bir sahip çıkmadan söz ediyorum,yazının başında sorduğum soruların cevaplarını da yarın kendimce vermeye çalışacağım,sorulara cevap vermek isteyenler buradan yorum yazabilir ya da
İYİ SORGULAMALAR…
         

1 yorum:

  1. Baştaki toprak isteme olayının kaynağı ne acaba, nerede geçiyor?

    YanıtlaSil